21 Şubat 2000,
Pazartesi
 Ana Sayfa
 Haber İndeksi
 Türkiye
 Ekonomi
 Dünya
 Spor
 Yaşam
 Dizi
 Yazarlar
 Hürriyet İstanbul
 Hürriyet Ege
 Hürriyet Akdeniz
 Kelebek
 İnsan Kaynakları
 
 Piyasanet
 Teknonet
 Astronet
 Eğlence
 Şehir Rehberi
 Hava Durumu
 Televizyon
 Bulmaca
 Seri İlanlar
 
 Üniversite Rehberi
 
 Agora'da Bugün
 Türk Basın Özetleri
 Dış Basın Özetleri
 
 İnternet Media Kit
 E-mail

Şah damarı tıkanıklığı FELÇLE sonuçlanabilir

Mesude ERŞAN

Boynun iki yanında bulunan ve beyni besleyen şah damarlarında ileri yaşlarda tıkanma riski artıyor. Tanı ve tedavinin gecikmesi felç ve ölüm tehlikesini beraberinde getiriyor.

PROF. Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp Damar Cerrahi Merkezi Cerrahi Şefi Dr. Özge Sezerman, felçlerin yüzde 90'ından fazlasının şah damarının beyne giden bölümünün tıkanması sonucu oluştuğunu söyledi. Şah damarı daralmasının genelde yaşlılıkta ortaya çıktığını belirten Dr. Sezerman, sigara içenler, yüksek tansiyon ve kolestrol sorunu bulunanlar, şişmanlar ve diyabetlilerin risk altında olduğunu vurguladı.

Tıp dilinde adı A. Carotis olan şah damarı daralmasının genellikle 50 yaşını geçenlerde görüldüğünü kaydeden Dr. Sezerman, bazen kazalar sonrası da ani tıkanmalar meydana gelebildiğini vurguladı. Damar kireçlenmesi ve yağlanmasının bütün damarlar gibi şah damarını da etkileyebileceğini belirten Dr. Sezerman, ‘‘Şah damarı tek başına tıkanabileceği gibi, kalp ve bacak damarlarıyla birlikte de tıkanabilir’’ dedi.

Felçe neden oluyor

Şah damarı tıkanıklıklarının bazen hastanın hiçbir şikayeti bulunmadan check-up'larla ortaya çıktığını söyleyen Dr. Sezerman, ‘‘Bazen de hastaların şikayetleriyle ortaya çıkar. Hastalıklarda alışılmışın dışında zaman zaman kısa veya dakikalara varan sürelerde kendini kaybetme, hatırlayamama olayları görülebilir. Birden bire geçici körlük, alışılmışın dışında şiddetli kulak ve başağrıları, başdönmesi yapabiliyor. En vahimi de felç. Feçlerin bir kısmı geçer bir kısmı da araz bırakır’’ diye konuştu. Dr. Sezerman, şah damarlarındaki darlığın bazen ani ölümlere de yol açabildiğini belirtti.

Herhangi bir nedenle boğazın dinlenmesi halinde bile şah damarı tıkanıklığıyla ilgili ipuçlarının alınabileceğini belirten Dr. Sezerman, ultrasonografik cihazlarla yapılan ölçümlerde darlıkları ve tıkanmaları bulabildiklerini söyledi. Daha ileri bir yöntem olarak anjiyografinin de kullanıldığını anlatan Dr. Sezerman, ‘‘Her zaman anjiyografi yapmak gerekmez. Hastaların önemli bir kısmı anjiyografi yapılmadan teşhis edilebiliyor’’ dedi.

Ameliyatı kolay

Darlık oranı yüzde 70'in üstünde olanların damarlarının mutlaka ameliyat edildiğini belirten Dr. Sezerman, ‘‘Bunun yanısıra, yumuşak plak denilen ve damar içinde her an kopabilecek plaklar yani kalınlaşmalar taşıyanların darlık oranı yüzde yüzde 70'in altında dahi olsa hemen ameliyat ediyoruz. Arazlar meydana geldiğinde de yüzde 70 oranına bakılmaz. Cerrahi müdahaleye gidilir’’ dedi.

Ameliyat tekniklerinin hızla geliştiğini, bugün hastayla sohbet ederken damarı açıp içini temizleyebildiklerini söyledi. Ölüm oranının yüzde bire kadar düştüğünü belirtti.

Türkiye'de, uzmanına gidilmediği için, şah damarları hastalıklarına tanı koyma sorunu yaşandığını belirten Sezerman, şikayetleri bulunanlar psikiyatristlere ve nörologlara gittiklerini söyledi. ‘‘İlk arazlar gerçekten de nörolojiktir. Zaman zaman vücudun yarısında kuvvet kaybı oluşur. Nörolog çağdaşsa ileri tetkikler yaparak cerraha yönlendirir’’ diye konuştu.

Beyni besliyor

Şah damarları beynin büyük ölçüde kanlanmasını sağlıyor. Aort damarının uzantısı olan şah damarlarından biri yüzü, oradan beyni, diğeri direkt olarak beyni kanlandırır. İki taraftan gelen şah damarları beynin tümünü kanlandırır. Damarlar, ikiye ayrılmadan önce çapı 8-10 milimetre. İkiye ayrıldıktan sonra çapları yarıya düşer.