5 Şubat 2000,
Cumartesi
 Ana Sayfa
 Haber İndeksi
 Türkiye
 Ekonomi
 Dünya
 Spor
 Yaşam
 Dizi
 Yazarlar
 Hürriyet İstanbul
 Hürriyet Ege
 Hürriyet Akdeniz
 Kelebek
 Cumartesi
 İnsan Kaynakları
 
 Piyasanet
 Teknonet
 Astronet
 Eğlence
 Şehir Rehberi
 Hava Durumu
 Televizyon
 Bulmaca
 Seri İlanlar
 
 Üniversite Rehberi
 
 Agora'da Bugün
 Türk Basın Özetleri
 Dış Basın Özetleri
 
 İnternet Media Kit
 E-mail

Şiir Dünyası

Mustafa UYSAL

Bir portre: Gür Deniz Keskin

Şiir nerede, O orada

ŞİİRE dört evrede ulaşmaya çalışan Deniz Gür Keskin, 'Üç evreden asla pişman değilim. Sorgulamada kendimle hesaplaşmaya başladım' diyor.

Bu evreler neler mi? Çömezlik, kalfalık, politik şiirler ve sorgulama dönemi. Nerde şiir varsa Deniz ordadır. ANSAN'ın Dolunayda Şiir gecelerin Ömer Hayyam'ıdır... Keskin, Hayyam ile özdeşleşmiştir sanki. Bugünlerde, Arya Kültür Eğlence Merkezi'nde, Ömer Hayyam'ı oynuyor. Ney ve Bendir (vurmalı çalgı) eşliğinde onunla bütünleşiyor.

TİTİZ VE MÜTEVAZI BİR ŞAİR

13 yıldır şiirle uğraşan, ancak titizliği ve o ünlü evreleri nedeniyle bir türlü kitaplaşamayan Keskin, 1968 yılında Samsun'da doğdu. İlköğretimini Almanya'nın Wiesbaden kentinde tamamladı. Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümü'nü bitirdi. Şimdilerde Hukuk Fakültesi'nde de öğrenimi düşünüyor.

1986 yılında Antalya'ya yerleşen Deniz'in şiirden başka bir işi de sürekli okumaktır. Edebi kimliğini Dostoyevski ve Kazançakis'den edindi. Almanca ve İngilizce çeviriler yaparak ekonomi çarkını döndürüyor. Keskin, 'Şimdi şiiri yazmaya çalışıyorum. Ama, hala sorgulamam sürüyor. İnsanlara ulaştıracak kalitede şiir yazdığım inancını taşımadığım için de kitaplaştıramadım. Yani, okura saygıdan bir yerde' diyor. Genç şair böylesine de bir mütevazılık gösteriyor.

Keskin’den bir şiir

Allah’ın memleketi

Yorulunca aramaktan

yıkık dökük aşkları

eksilen yol taşlarını

sayıyor

kendi masalında

kaybolan

kahramanlar

-geldiğinde ben

yokum- yazılı

bir not buldum

kapında

allahın gözünde

kaybolan aşklar gibi

kendi bakışımda

teğelledim yüzümü

duvarda asılı kalmış

hüzünlü resimlerde

yasaklanmış kaç dünya var gör

dedikçe şeytan - ki bunu hep der- köreliyor düşler hangi masalda kaybolmuş

bu allahın

memleketi.

Bir kitap:

Arka sokak rüzgarları

'Arka Sokak Rüzgarları' altıncı şiir kitabı Hasan Uğur Epirden'in.

Türk Pop Müziği Sanatçısı Erol Büyükburç, kitabın önsüzünü yazmış. Şiir severlere şöyle sesleniyor:

'Hasan Uğur Epirden, şiirini gündelik yaşama indirgemiş, kendine özgü duyarlılığın alçak gönüllü bir ustasıdır. Özetle onun şiiri, ayakları koskocaman hayatının yollarına basan adımlarının de sesleridir. Dizelerinde hüzünlü ama insancıl bir yeryüzü şarkısı duyurur bizlere.

Özellikle çevresine karşı yarattığı moral değerlerle de ' insan gibi insan' olma sıfatını almaya hak kazanacak gerçek ve soylu bir kimliğin de sahibidir. Ayrıca sanatçı dostlarının kader çıkmazlarının iyileşmesine canıyla, kanıyla destek veren samimi bir kimliğin de sahibidir.

Kimdir?

1954’te İzmir'de doğdu. Voleybola sporcu, antrenör, milli takım çalıştırıcılığı, federasyon üyesi olarak hizmet verdi. Plaj voleybolunu ülkemize getirip, tanıtan öncülerdendir. Rekor düzeyde konser, turne, festival organisazyonu yaptı.

Faksımıza düşenler

Emeklinin Beyannamesi

Otuz yıl çalıştık, murada erdik

Eski defterleri topladık derdik

Hesapta yanıldık ipe un serdik

Emeklilik için dilekçe verdik

İşte böyle oldu bizim gafımız

Pastadan pay umar

şaşkın safımız

Altmışa dayandı kütükte yaşım

Devenin kuyruğu cepte maaşım

Belki belediye kaldırır na'şım

Taksitle dikilir mezara taşım

İşte bu haldeyiz böyle işimiz

Üç ayda bir keser bizim dişimiz

Peynir selam kesti zeytin firarda

Bulgur her gün gelmez

kaçak hovarda

Çekildi sofradan ; soğan, hıyar da

Ocak sönmedi de kısık ayarda.

İşte, bu haldeyiz böyle aşımız

Üç ayda bir güler bizim başımız.

Böbrekte taşlar, beller büküldü

Yamada tutmaz yırtık

kollar söküldü

Dizler titremekte, saçlar döküldü

Altta kaldık üstümüze çöküldü.

İşte bu haldeyiz, böyle işimiz

Üç ayda bir gelir bizim çişimiz.

Oramız buramız söz tutmaz oldu

Prostat azıttı uyutmaz oldu

Eller kısırlaştı büyütmez oldu

Dişler taneleri öğütmez oldu

İşte bu sebepten durmaz tikimiz

Üç ayda bir oynar bizim mikimiz

Bir don kaldı kıçta,

dört yerden delik

Ölümlük dirimlik, beş- on metelik

Kalmadı dünyada erdem, nitelik

Onuru it yemiş ölmüş yücelik

İşte bu haldeyiz yitik akçemiz

üç ayda tükenir açık bütçemiz.

Alıştım zamlara yoktur kederim

Şüphesiz mutluydu

benden pederim

Ölürsem mutlaka borçlu giderim

Mal varlığım budur beyan ederim

İşkte bu arzuhal, halimi söyler

Duyan duymayana iletsin beyler.

Nuri TEKERLİ

(Emekli öğretmen)

Akdeniz Mevsimleri

Şimdi bir 'yağmur'

mevsimidir yaşadığımız

Adına 'kış' diyorlar

buralarda.

Birkaç gün esiyor,

yağıyor sonra

'Güneş' mevsimi

geliyor apansız

Adına' yaz' dedikleri...

Bir sevinç bir telaş ki

hiç sorma

Buralarda tomurcuklar

Hep dalların ucunda...

Şule TÜREL

Aşk şiirleri

Aşk tek kişiliktir

Tek kişilik kalabalıktır aşk

Aşk tek kişiliktir... Kendinin yasasıdır

Aşkta ikinci kişi, kendinin mayası...

Herkes kendi mayasını sever

Aşk nedir İncil'e göre? Nedir Tevrat'a,

Zebur'a, Kur'ana göre?

... insandır, insan asolan: İnsana göre.

Bir bedeni bir kıyısızlığa bırakma

saati geldiğinde gitmek de bir

yalnızlıktır

Bütün gitmeler yalnızlıktır

Kalmaya göre.

Herkes kendine göre bir yalnızlıktır.

Yılmaz ODABAŞI

Uzun yağmurlardan sonra

Sen yağmurlu günlere yakışırsın

Yollar çeker uzak dağlar çeker uzak evler

Islanan yapraklar gibi yüzün ışır

Işırsa beni unutma

Alır yürür sıcak mavisi gökyüzünün

Kuşlar döner uzak yağmurlardan sonra birgün

Bir sızlar yanar içinde büsbütün

Her şeye rağmen ellerin üşür

Üşürse beni unutma

Yeni dostlar yeni rüzgarlar gelir geçer

Yosun muydum kaya mıydım nasıl unuttular

Kahredersin başın önüne düşer

Düşerse beni unutma

Gülten AKIN

Yerçekimli Karanfil

Biliyor musun az az

yaşıyorsun içimde

Oysaki seninle güzel

olmak var

Örneğin rakı içiyoruz,

içimize bir karanfil

düşüyor gibi

Bir ağaç işliyor tıkır tıkır

yanımızda

Midemdi aklımdı şu

kadarcık kalıyor

Sen o karanfile eğilimlisin, alıp sana veriyorum işte

Sen de bir başkasına

veriyorsun daha güzel

O başkası yok mu bir

yanındakine veriyor

Derken karanfil elden ele.

Görüyorsun-ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle

Sana değiniyorum,

sana ısınıyorum, bu o değil

Bak nasıl, beyaza keser

gibisine yedi renk

Birleşiyoruz sessizce.

Edip CANSEVER

Bir düşünce suçlusuna

Kızılgülü yeriklerin

Duyuyorum ayak seslerini

Gözlerine ve parmak uçlarına dokunuyorum

Sevinçlerine, acılarına

Üzüncüm yok diyorsun

Kızılsa da kalemim

Bedelidir diyorsun

uyanmanın

Yol uzundur diyorsun

Yürünmelidir

Tel örgüler kesiyor voltanı

Yağmuru getireceğim

görüşüne

Ve sevgilisi iklimi

İyi haberlerim var sana

Zincire vuramazlar sesini

Yankılanır şimdi

dağlarda son satır

Ercan DEĞİRMENCİ

Kuyruklu şiir

Uyuşamayız, seninle

yollarımız ayrı

Sen ciğercinin kedisi,

Ben sokak kedisi.

Senin yiyeceğin

kalaylı kapta,

Benimki aslan ağzında

Sen aşk rüyası görürsün,

Ben kemik. Ama seninki de kolay iş değil kardeşim,

Kolay değil hani,

Böyle kuyruk sallamak

tanrının günü

Orhan VELİ