4 Ocak 2000
Salı
 Ana Sayfa
 Haber İndeksi
 Türkiye
 Ekonomi
 Dünya
 Spor
 Yaşam
 Dizi
 Yazarlar
 Hürriyet İstanbul
 Hürriyet Ege
 Hürriyet Akdeniz
 Kelebek
 
 Piyasanet
 Teknonet
 Astronet
 Hava Durumu
 Televizyon
 Seri İlanlar
 
 Agora'da Bugün
 Türk Basın Özetleri
 Dış Basın Özetleri
 
 İnternet Media Kit
 E-mail

Doğan Hızlan: Savaşlar yüzyılına ağıt





Doğan HIZLAN

Sinema-Tarih Buluşması'nda İngiliz yönetmen Derek Jarman'ın (1942-1994) 'Savaş Ağıtı'nı (1989) (War Requiem) gördüm.

Jarman ünlü İngiliz bestecisi Benjamin Britten'in War Requiem'ini (1961) adeta sinemalaştırmış. Müzikçi kişiliğinin karanlık ve hüzünlü yanı bu eserine yansımış.

Diyalog yok, gerçek savaş görüntüleri yüzyılın kanlı yüzünü sergiliyor.

Britten İngiliz şairi Wilfred Owen'ın şiirlerini metin olarak kullanmış.

Vahşetin komikliği ve trajikliği bir araya gelince insanı ürpertiyor.

Müzik, şiir, sinema... Savş ve kan...

Belgelerin yaratıcılığa dönüştürülmesinin unutulmaz filmi.

Gerçek savaş sahneleri, kimi zaman insana gerçeküstü gibi geliyor. Böylesine aptallıklar nasıl yapılabilir, insanlar birbirini neden öldürür?

Karşılıklı konuşmalar sinemada görüntüyü ihmal etmemize yol açabilir diye düşünmüş olsa gerek yönetmen. Görüntünün vuruculuğunun sözü aştığını belgeleme iddiası da taşıyabilir.

İlk kez söze ihtiyaç duymadan - şiirleri bunun dışında tutuyorum - bir filmi böylesine ilgiyle izliyorum.

* * *

SİNEMA-Tarih buluşmasındaki bazı fimler, tarih ve kişiler üzerine düşüncemizi değiştirecek nitelikte.

Bildiğimi sarsan, beni düşüncelerimden şüpheye götüren sanat eserlerinden çok hoşlanırımı.

Hatta çok bildiğinizi sandığınız bir kavram üzerine bile yeniden düşünme gereği hissedersiniz.

Yirminci yüzyıl tarihe en kanlı yüzyıl olarak geçse yeridir.

İki dünya savaşının olduğu, bütün 'izm'lerin insanları tekdüze bir makineye çevirmek istediği bir yüzyıldı.

Atom bombası bile bu yüzyılda atıldı. Yıllarca o bombayı bedenlerinde ve zihinlerinde taşıyanların yüzyılıydı.

Hiroşima'yı unuttunuz mu?

Derek Jarman'ın 'Savaş Ağıtı'nda Sir Laurence Olivier'yi görmenizi isterdim. Konuşmadan, mimiklerle, küçük hareketlerle oynamanın ancak ustalara özgü olduğunu bir kez daha ispatlıyordu.

* * *

SAVAŞTAN neden nefret ettiğimizi, hatta onu çıkaranların zavallılığını bu kadar estetik biçimde bize anlatan bir film Savaş Ağıtı.

Sanatların birbirine omuz verererk birbirini yüceltmesinin de başarılı örneği.