26 Kasım 1999, Cuma




Kemik kalitenizi artırın

Mesude ERŞAN

İleri yaşta osteoporozla karşılaşmamak için ‘kemik kalitesi'nin artırılması gerekiyor. Kaliteyi belirleyen en önemli faktör vücut yapısı.

İstanbul Üniversitesi Osteoporoz Uygulama ve Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Fikret Tüzün, kemik yapısının 18-22 yaşlarda oturduğunu belirterek, ‘‘Bu yaşlara kadar kemik yapısının ulaştığı kalite, osteoporozu etkiliyor’’ dedi.

Osteoporozun kemik kitlesinde azalma, kemiğin gözenekliliğinin artması, kırılma riskinin oluşması şeklinde tanımlandığını söyleyen Prof. Dr. Tüzün, ‘kemik kalitesi’ kavramı üzerinde de durulduğunu belirtti. Kemik kalitesini belirleyen faktörlerin başında vücut yapısının geldiğini anlatan Prof. Dr. Tüzün, ‘‘Vücut yapısı minyon, şişman, zayıf ve atletik tiplere göre kemik kalitesi değişiyor. Minyon ve çok zayıf kişilerde osteoropoz daha sık görülüyor’’ dedi.

Çocuklukta beslenme önemli

Kemiğin mineral yapısı ve yoğunluğunun yeterli olmasının da kaliteyi belirlemede etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Tüzün, ‘‘Çocukluk çağı ve özellikle 30 yaş sonrası yeterince mineral alınmalı. Kalsiyum ve magnezyum kemik açısından önemli mineraller. Kemik yapısı 18-22 yaşlarında oturuyor. Bu nedenle çocukluk çağındaki beslenme gençliği, gençlik çağındaki daha sonraki yaşları etkiliyor’’ dedi. Kemiğin baz yapısının kollajen dokusu olduğunu söyleyen Prof. Dr. Tüzün, ‘‘Kollajen doku kemiğin dayanıklılığını oluşturan önemli bir yapısal özellik. C vitamini yetersizliği kollajen yapı yetersizliğine yol açabilir’’ diye konuştu.

Kemik dokusundaki bozukluğun da kaliteyi etkilediğini anlatan Prof. Dr. Tüzün, ‘‘Kemik dokusundaki bozukluk, genellikle mikro düzeydedir. Tekrarlayan aşırı yüklenmeler veya öncül hastalıklar sonucu gelişen mikro bozukluklar, aşınma ve mikro yırtılmalar oluşturur’’ dedi. Mikro yırtılmaların daha sonra kemikte küçük çatlaklara yol açtığını söyleyen Prof. Dr. Tüzün, dokusal bozuklukların yaşla birlikte arttığını belirterek, ‘‘Egzersiz kemik kalitesini artırır’’ dedi.

Gelecekte osteoporoz

Osteoporozu olanların veya riski bulunanların yaşam düzenlerine, doktor önerilerine ve tedavilerine dikkat etmeyenlerde yapılan araştırmalara göre, özellikle 50 yaşından sonra yüzde 17 oranında kalça, yüzde 15 el bileği kırığı, en az bir omurda da kırık meydana geliyor. Kalça kırığı geçiren kadınların dörtte biri ise yaşamlarını yatağa bağımlı sürdürüyorlar. Tahminlere göre dünyada yaşlı nüfus artışı, sanayileşme ve yaşam koşullarına göre, 2020 yılında osteoporoz sıklığı iki katına çıkacak.