26 Kasım 1999, Cuma




Scrabble, bezik, tavla

Simten DANIŞMAN

İstanbul'da ‘‘her telden’’ haller devam ediyor. Zaten şehrin trafiği de gürültüsü de yerinde. Kalabalık, sokaklara taşmış; oradan oraya sürükleniyor. Açılış ve davet gediklileri diz boyu mini elbiselerle smokinleri giymiş birkaç saatliğine araya karışıp sonra kayboluyorlar. Tam o vakitte sürüklenen kalabalık bir yerlerde yemek yiyor.

Paketle JB

Papermoon ve Buddha ideal mekanlar. Hatta öyle ki Papermoon'da nezih yemek severler biraraya gelirken, tabaklarında kalan yemekleri paket ettirip eve götürdükleri gibi, bar kısmının konukları arasına katılanlar ara sıra özel viski siparişinde bulunuyorlar. Nasıl mı? ‘‘Bana oradan bir şişe JB sar da, ben gideyim artık’’ muhabbeti yapan bir beyfendi ile her an karşı karşıya kalabiliyorsunuz...

Dövüş kulübü geliyor

Öte yandan şehrin göbeğinda aynı zamanda Marmara Cafe'de, bu ara saatleri tüketmek isteyenler var. Aralarından biftek dilimli salata tabağını mideye indirenlerden bazıları birazdan sinema salonları izdihamı yaratacak. Yaratamayanlarda muhabbetini sürdürecek: ‘‘Tamamen Gözleri Kapalı’’ isimli Kubrick filmini görüp veya görmemek çok fazla ‘‘trendlere’’ maalesef giremedi. ‘‘Bir Yaz Gecesi Rüyası’’ ise Shakespeare'in halk arasında ‘‘kabusu’’ olarak adlandırılmaya çoktan başlandı. Herşey ‘‘yükselen değerlere’’ göre hareket halindeyse ve araya sinema karışmışsa o vakitte genel olarak Brad Pitt'le Edward Norton'ın ‘‘Dövüş Kulübü’’nün vizyona girmesi bekleniyor. New Yorklu çalışan kesiminin iç sıkıntısını ve yalnızlığını çeşitli kulüplere katılarak azaltma ihtiyacını anlatan filmde ‘‘dövüşerek’’ deşarj olmak esas amaç. Metropol hayatına uyumlu İstanbullu, New Yorklu psikozunu bu film eşliğinde çözecek...

Peçeteleri parçalayın

Gecenin ilerleyen saatleri için İstanbul'un farklı mahallerindeki dedikodulu, cilveli gibi ön adları olan ‘‘meyhanelerde’’ göbek atmak hala baş kural. Ama göbek havası adetleri diğer hiç bir eğlence mekanıyla benzeşmez. Buralarda ádet peçete parçalamak. Öyle böyle değil, paketini açıyor; beş yüz peçeteyi yumuk haline getirip solistin tepesinden aşağıya atıyorsunuz. Bu atmosferin en ‘‘nezih’’ hali Cenk Eren eşliğinde seçilmiş akşamlarda Adres'de yaşanıyor. Masalar yerine ayakta göbekler atılırken, peçeteler tek tek, ince dilimler halinde Eren'in bacaklarını sarmalıyor...

Brunch olayı

Ya gerisi? Bitip tükenmeyen, nedense sürekli şekil değiştiren rutinler... Rutinler nasıl olur da bu kadar çabuk değişim gösterir peki? İstanbullu için bunun cevabı olmaz: Somonlu tagliattelli ile idare edilir; ama saki eşliğinde suşi esas tercihdir. Latin dersleri müsait saatlerde takibe alınır; sonrasında göbek atmak daha anlamlı olur. Malum, nakarat bu hafta da tekrarlanır: Şarkıcı hala Serdar Ortaç, şarkının adı hala Asrın Hatası. Eğer hiçbirine uyumlu değilseniz, pazar günleri Ece Bar'ın ‘‘barsız’’ halini görün. Gün boyu ‘‘brunch’’ına takılın. Lezzetler bir yana, her türlü oyun mevcut: Scrabble, bezik, tavla...



Copyright 1999   Hurriyet

| ana sayfa | | | | | | | | | | | | | | istanbul | | | | | | teknonet | | | | | seri ilanlar | e-mail | | |