26 Kasım 1999, Cuma




Tufan Türenç: Teröristi asmak işin en kolayı





Tufan TÜRENÇ

Yargıtay beklenen kararı verdi, terörist Abdullan Öcalan'ın idam cezasını oy birliğiyle onadı.

Bundan sonraki aşama cezanın infaz edilip edilmemesi.

Bu da Meclis'in vereceği karara bağlı.

Bilindiği gibi Meclis, yasalarda idam cezası olmasına rağmen, tam 15 yıldan bu yana infaz kararı vermiyor.

İdam cezalarıyla ilgili onlarca dosya genel kurul önünde bekletiliyor.

Meclis dünyanın pek çok ülkesinde idam cezasının olmamasını göz önüne alarak idamların infaz edilmesini vicdanına sığdıramıyor.

Bu nedenle de idam cezaları Türkiye'de uygulanmıyor.

Pratikte sürdürülen bu uygulama, uluslararası camiada güçlü bir kart olarak Türkiye tarafından sık sık da kullanılıyor.

Uluslararası platformlarda sürekli ‘‘Bizim yasalarımızda idam cezası var ama biz bunu pratikte uygulamıyoruz’’ diyoruz.

Yani uluslarüstü hukuk kurallarına uyduğumuzu böylece kanıtlamış oluyoruz.

Peki şimdi ne yapacağız?

Terörist Öcalan'ı asarak bu kuralı çiğneyecek miyiz?

15 yıldır sürdürülen infazı uygulamama geleneğini yok mu sayacağız?

Onlarca idam dosyası bekletilirken terörist Öcalan'ınkini nasıl öne alacağız?

Bu eşitsizliğin gerekçesini nasıl açıklayacağız?

* * *

Kabul edelim ki zor bir sorunla karşı karşıyayız.

Avrupa Birliği'ne girmek isteyen bir Türkiye uluslararası standartlara sadece bu konuda uymamazlık edemez.

Kuşkusuz Ankara ‘‘İdama karşı olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararı benim iç hukukumu etkilemez’’ diyebilir.

Ama o zaman da Avrupa camiasından tecrit edilmeyi nasıl önleyebilir?

Çünkü Avrupa Birliği felsefesinde idam cezası yok ve idam kabul edilebilecek bir olgu değil.

Türkiye teröristi asmak için Avrupa ülkelerinin ödünsüz bağlı olduğu uluslarüstü hukuka nasıl sırtını dönecek?

Bunun faturası önüne konduğunda ne yapacak?

Soğukkanlılıkla ve akıllıca yapılması gereken ince hesaplardan sadece biridir bu...

* * *

Hak ettiği cezaya çarptırılan, binlerce kişinin katili terörist Öcalan yakalandıktan sonra beklenenin tersine kanlı örgütünü frenleyici bir tutum sergiledi.

Bunun nedeni büyük olasılıkla idamdan kurtarmak içindi.

Göründüğü kadarıyla teröristi yıllarca maşa olarak kullanan dış güçler şimdi kanlı örgütü yine ona tasfiye ettiriyorlar.

İdamın infazıyla bu tasfiyenin durma tehlikesi var mı?

Örgütün yeniden toparlanma olasılığı yeniden gündeme gelebilir mi?

İşte yapılması gereken bir ince hesap da bu.

Yani teröristi işlediği büyük günahların acısını bir ömür boyu çekmeye mahkûm etmek ve onu kullanmak mı?

Yoksa onu asıp ölümsüz bir kahraman yapmak ve tükenme yolunda olan terör örgütünün yeniden dirilmesi için ortamı tahrik etmek mi?

Eğer bu idam Avrupa camiasından tecrit edilmemize neden olacaksa, bunun için çocuklarımızın geleceğini feda etmeye değer mi?

İşte yapılması gereken en önemli hesap da bu olmalı.

Türkiye duygusal hareket etmeden bu zor kararları uzun uzun düşünüp vermek zorunda.

Biliyoruz kolay bir olay değil.

Ama bu noktada insan sormadan edemiyor:

‘‘Derin devlet ne güne duruyor?’’

Oturup bu ince hesapları yapsın ve kararını versin.

Unutmayalım ki her şeyden, herkesten önemli olan Türkiye'dir.



Copyright 1999   Hurriyet

| ana sayfa | son dakika | haber indeksi | türkiye | ekonomi | dünya | spor | yaşam | yazarlar | tv programlari | fal | | hava durumu | kelebek | istanbul | | | | | | teknonet | | | | | seri ilanlar | e-mail | | |