26 Kasım 1999, Cuma




Donanım olursa, depremi biliriz

Sismik-1'in Marmara Denizi'ndeki çalışmalarında elde edilen verileri değerlendiren İTÜ'lü profesörler, iddialı bir mesaj verdi. İTÜ Heyeti, gerekli altyapı ve donanımın sağlanması halinde, dünyada belki de ilk kez, depremi önceden haber verebileceklerini söyledi.

İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Dekanı ve TÜBİTAK Deniz Araştırmaları Koordinatörü Prof. Dr. Naci Görür, 17 Ağustos ve 12 Kasım'daki depremlerden sonra, Marmara Bölgesi'ndeki deprem riskinin arttığını söyledi. Prof. Dr. Görür, gerekli altyapı ve donanımların sağlanması durumunda, Türk bilimadamlarının, belki de dünyada ilk kez depremi önceden haber verebilecekleri iddiasında bulundu. Marmara Fayı'nın bir defada kırılmasıyla meydana gelecek olası bir depremin, 7.7 şiddetinde olması bekleniyor.

İTÜ ve MTA işbirliğiyle, Sismik-1 Gemisi'yle İzmit Körfezi'nde gerçekleştirilen çalışmaların genel sonuçları, dün düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. Toplantıya katılan uzmanlar, Körfez'in doğusunda, yakın zamanda büyük deprem olasılığının ortadan kalktığını vurguladılar.

KAMU BİNALARI GÜÇLENDİRİLMELİ

Gümüşsuyu'ndaki İTÜ Makine Fakültesi'nde düzenlenen toplantıda konuşan Rektör Prof. Dr. Gülsün Sağlamer, İTÜ'nün 17 Ağustos'tan itibaren üstüne düşen görevleri yaptığını, 'en kötü duruma' hazır olmak gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Hasan Boduroğlu ise hastaneler, ilk yardım merkezleri, itfaiye binaları gibi birinci derecedeki kamu binalarının hemen güçlendirilmesi gerektiğini, fakat Kaynaşlı'da olduğu gibi hatalar yapılmaması gerektiğini belirtti.

İTÜ Maden Fakültesi Dekanı ve TÜBİTAK Deniz Araştırmaları Koordinatörü Prof. Dr. Naci Görür, Sismik-1 gemisi aracılığıyla İzmit Körfezi'nde gerçekleştirilen çalışmaların sonucuyla ilgili olarak, ‘‘17 Ağustos depremiyle Körfez'deki canlı fay, güney kenarı boyunca hem denizden, hem karadan büyük bir ihtimalle kırıldı. Dolayısıyla Körfez'in doğusunda yakın bir zamanda büyük bir deprem olma olasılığı ortadan kalktı. Ancak, Marmara Denizi içinde olacak bir depremden bütün Marmara Bölgesi'nde olduğu gibi elbette Körfez de etkilenebilecektir.’’

Prof. Dr. Görür, Marmara Denizi içindeki ve Körfez'deki fayların ilişkisinin tam olarak bilinmediğini belirterek, ‘‘Bu iki fay arasındaki ilişki bizim için müphemdir. Bazı düşüncelerimiz ve hipotezlerimiz vardır. Bunlar bilimsel gerçeklere oturtulmadıkça, Marmara Bölgesi'nin gerçek deprem potansiyelini de emniyetle söylememiz mümkün değildir’’ dedi. Prof. Dr. Görür, 1997 yapılan harita ile TPAO'nun haritasının sağlıklı bilgiler için yeterli olmadığını, daha çok araştırmaya ihtiyaç olduğunu belirtti.

İLGİLİ YERLERE BİLGİ

Prof. Dr. Naci Görür, ‘‘17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinden sonra Marmara'da deprem riski arttı. Ancak olası bir depremin nerede, ne zaman ve hangi büyüklükte olabileceğini elimizdeki bugünkü verilerle söylememiz mümkün değildir. İTÜ'nün buna ilişkin bir kestirmesi vardır, ilgili yerlere iletilmiştir’’ dedi.

Prof. Dr. Görür, Marmara fayının bir kere de yoksa parçalar halinde mi kırılacağını araştırılması gerektiğini, bugünkü imkanlar ve donanımlarla ne İTÜ'nün ne de Türkiye'deki herhangi bir kurumun tek başına yapamayacağını söyledi.

Prof. Dr. Görür, Marmara fayının daha donanımlı bir gemiyle ve uzmanların işbirliğiyle çalışmalar gerçekleştirilerek incelenebileceğini vurgulayarak, ‘‘Biz bunu yapacak güçteyiz. Dünyanınen iyi yer bilimcileri buradadır. Gerekli donanım ve imkanlar verildiği takdirde, Marmara'da depremin ne olacağını biliriz ve söyleriz. Belki de Türk bilimadamları olarak dünyada ilk kez depremleri önceden haber verebiliriz’’ dedi. Prof. Dr. Görür, Fransız ve NATO gemilerinin katılımıyla yapılacak çalışmanın bir yıl sonra tamamlanabileceğini belirtti.

ŞENGÖR: VARSAYIM DOĞRULANIYOR

İTÜ Maden Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celal Şengör de, MTA Sismik-1 gemisinin Körfez'deki çalışmalarının fay hattının denizdeki devamının Kuzey Anadolu Fay hattı ile bağlantılı olma ihtimalini çok büyük ölçüde artırdığını belirterek, ‘‘Şimdi biz araştırmalarımızı karada ve denizde bu hipotezin acımasız bir şekilde test edilmesine ayırıyoruz’’ dedi. Prof. Dr. Şengör, Marmara Denizi'nde kendilerini en çok ilgilendiren ve hayrete düşüren ancak ortak bir fikre varamadıkları bir yapı bulunduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi:

‘‘Bu yapının doğu kesiminde herhangi bir tartışma yok. Bu fay geliyor Hersek burnunun içerisinden geçiyor. Bu, depremde kırılmamış. (Ondan sonra nereye gidiyor) sorunu var. Ondan sonra biz Körfez'in ağzında çok büyük bir yanal atım olması... Hemen hemen muhakkak olan bir yapı bu... Burada bizim gördüğümüz çok çarpıcı bir durum var. Mevcut olan eski gerilme yapılarını kesen dümdüz yanal atımlı bir fay varmış gibi görünüyor. Bu ne demektir? Fransız Prof. Le Pichon, İTÜ Öğretim Üyesi Sismolog Doç. Dr. Tuncay Taymaz ve benim yayınlamış olduğum bir fay haritası. Bu fay, bizlerin varsayımını temsil ediyor.’’

Fransız gemisinin de gelerek burada araştırma yapacağını, MTA Sismik-1'in de çalışmalarına devam edeceğini vurgulayan Prof. Dr. Şengör, ‘‘Bizi korkutan fay bu. Burada bu fayın Körfez'e girmekte olduğunu görüyoruz. Bu teorik olarak çizilmiş, az miktarda deneyle denetlenmiş bir faydır’’ dedi.

7.7 şiddetinde bekliyorlar

PROFESÖR Celal Şengör, İstanbul'u tehdit eden büyük fayın bir defada kırılması halinde 7.7 büyüklüğünde bir deprem olabileceğini söyledi.

Bu fayın kuzeyinde küçük küçük faylar bulunduğunu ve İstanbul Üniversitesi'nin önceki gün rapor ettiği fayların da bunlar olduğunu belirten Prof. Dr. Şengör, şöyle konuştu:

‘‘Bu faylar bizi korkutan faylar değildir. İstanbul'u tehdit edecek olan fay büyük faydır. O fayla, varsayımsal olarak çizilmiş olan fayla, bizim Körfez'de çizilmiş olan fayın bağlantısını görüyorsunuz. Hakikaten beni hayrette bırakan bir paralellikle bu gelip bağlandı buna. Şimdi biz araştırmalarımızı karada ve denizde bu hipotezin acımasız bir şekilde test edilmesine ayırıyoruz. Çünkü İstanbul'da meydana gelecek depremin büyüklüğü ve yerini büyük ölçüde bu hipotezin çıktıları tayin edecektir. Bilim adamı olarak gerek teorik düşünceler, gerek eldeki veriler ve gerekse tamamiyle teorik çizilmiş hattın eldeki az miktardaki verisiyle, üstüste düşmüş olması, bu hipotezin doğru olma şansını çok büyük ölçüde artırmaktadır.’’

Prof. Dr. Şengör, daha sonra bir soru üzerine Marmara Fayı'nın bir defada kırılmasıyla 7.7 büyüklüğünde deprem olabileceğini belirterek, ‘‘Fay nereden geçiyor, orta ve küçük depremlerle atlatılabilir mi, görüşlerine karşıyım. 4 milyon senedir var olan bir olay bugün niye farklı davransın’’ dedi.



Copyright 1999   Hurriyet

| ana sayfa | son dakika | haber indeksi | türkiye | ekonomi | dünya | spor | yaşam | yazarlar | tv programlari | fal | | hava durumu | kelebek | istanbul | | | | | | teknonet | | | | | seri ilanlar | e-mail | | |