16 Ekim 1999, Cumartesi




İlk şarkısını perde arkasından okuttular

Pavyonda çalışırken, sunucu Kibariye'yi 'kendi çirkin, sesi güzel' diye tanıttı

En amatör ruhlu profesyonellerden biridir Kibariye. Çünkü, Roman havasındadır, güleç yüzlüdür ve şarkı söylemesi için sahnede olması gerekmez. Çamaşır yıkarken, odasını süpürürken, ortalığı toplarken hep şarkılar dillenir ağzında, coşar gider.

Küllerinden doğan pekçok ünlü gibi o da yoksulluktan gelir ama asla şikayet etmez, sitem etmez, yüreğine dert etmez yaşadıklarını. Her zaman, içindeki tüm sıkıntıları, güneş girmez zifiri odaları gizleyen kalın siyah perdeler gibi güçlü kahkahalarıyla örter, gizler.

ANASI SÖYLER, O ÇALAR

1960 yılında Manisa'nın Akhisarı'nda doğar 8 kardeşli Kibariye; ya da asıl adıyla Bahriye Tokmak. Yoksuldur ve mutludur. Buruk tebessüm eşliğinde hatırlar o yılları.

'Çocukluğumdan hatırladığım hep yoksulluktur. Sevinsem de üzülsem de hep şarkı söylerdim. Kederliyken ağlar söylerdim; sevinçliyken gülerek. Evde tek dert, geçim derdiydi. Ben de anneme babama para getirmek için daha küçük yaşta çırpınmaya başladım. Sokak düğünlerinde, kahvelerde şarkılar söylerdim.'

Tabii kahvelere giderek şarkı söylemesini annesinden öğrenir Kibariye.

'Önceleri annemle birlikte dolaşırdık kahveleri. O şarkı söylerken, ben de belime bağladığım kardeşimle yanında durur bir yandan da darbuka çalardım. Sonra bahşişleri ben toplardım; 'Hadeee pamuk eller cebe' diyerek. Annemin sesi de çok güzeldir. Zaten bizim ailede herkesin sesi güzeldir.'

NE DAYAKLAR YERDİ!

Kimi kimsesi, ona yol gösterecek birisi yoktur, Kibariye'nin. Bunca yokluk içinde, söylediği şarkılar yol gösterir, umudu olur, düşlerini gerçeğe dönüştürür. Sanki, siyah- beyaz Türk filmlerinin kahramanlarından birisi gibidir. Kaderine güvenir ve kaderi onu zirveye çıkartır.

'Akhisar'dan sonra bir süre tütün işi yapmak için Kapaklı Köyü'ne gittik. Yaklaşık bir yıl kaldık orada. Sonra İzmir'e göçettik ve İkiçeşmelik'e yerleştik. O yörenin insanları daha iyi bilirler, Bokluhan dedikleri yerde otururduk biz. Para kazanmak için hem sokak düğünlerinde şarkı söylerdim, hem de Tepeköy'e gider tütün işi yapardım. İşin tuhafı babamın dayağından yine de kurtulamazdım. Ne dayaklar yerdim, anlatamam.'

En yakını, dert ortağı ve sırdaşı Mucize adlı kız arkadaşıdır Kibariye'nin.

'Ne zaman dayak yesem, hep Mucize'nin yanına gider içimi dökerdim. Yüzümü gözümü morluklar içinde gördükçe Mucize de isyan ederdi. Bir gün Mucize dedi ki 'Kibuş, gel pavyona çık, orda şarkı söyle kız. Hayatın kurtulur valla'. Bana bir tuhaf geldi bu laflar. Çünkü Türk filmlerinde o güne kadar hep pavyonlara düşüldüğünü, oraya giden hatunların hayatlarının kaydığını öğrenmişim. Mucize'nin dedikleri çok ters geldi bana. 'Kız sen şarkı söyleyeceksin orda, müşterilerle başkaları ilgilenecek' dedi. Bir de omuzuma vurdu, Mucize 'Bakarsın, filmlerdeki gibi bir delikanlı çıkar gelir ve büyük bir aşk yaşarsın'. Bu konuşmalar kanıma girdi benim. Ve kısa süre sonra Mucize ile birlikte Kordonboyu'ndaki Çağlayan Pavyon'da aldım soluğu.'

Henüz 15 yaşındadır Kibariye. Sesi güzeldir ama önce fiziğine bakarlar.

'Beni görünce 'Bu kız çok çirkin, buna ancak perde arkasından şarkı söyletiriz' dediler. Safiye Ayla'nın Allah toprağını bol etsin. Öyle ağrıma gitti ki onların sözleri. N'apiyim abi Allah beni böyle yaratmış işte dedim yutkunarak. Deneme için bir şarkı söylettiler. O zaman bende iş olduğunu anladılar işte. Ama pavyondaki ilk gecemi unutamam. İlk şarkımı perde arkasından okutarak 'Kendi çirkin, sesi güzel' diye tanıttılar. Bu olay hayatım boyunca içimde hep ukde kaldı. Beni de Allah yaratmış, güzel çirkin, ben de insanım. Onlara inat, sonraki yıllarda asla estetik operasyon olmadım. Beni beğenen böyle beğensin.'

FİLMLERDEKİ GİBİ BİR AŞK

1979 ve 80 yıllarında Kibariye'nin hayatında iki müthiş olay peşpeşe gelir... Önce büyük bir aşk yaşayıp evlenir, sonra şöhrete yürür.

'Pavyona önceleri babam getirip götürürdü. Sonra bıktı, utandı, yıldı. Derken, Tünay'a güvendi. Tünay'a 'abi' derdim ben. Taksi şoförüydü ve pavyona o getirip götürürdü beni. Bir ara pavyon uvertürleri dedikodumuzu çıkarmış. Bir gece Tünay'a dedim ki, abi hakkımızda dedikodu yapıyorlar, istersen artık sen beni taşıma. Tünay beni bir çekti köşeye, saçımı tutup artizler gibi bir öptü. Ayaklarım yerden kesildi. Ve 1979'da evlendik.

TURGUT ABİ KARAR VERDİ

Bir yıl sonra, fuar sırasında rahmetli Turgut Akyüz geldi pavyona. Ben onu Beyaz Kelebekler grubundan tanırdım. 'Gel bizimle çalış' demişti, annem babam karşı çıkmıştı. Neyse, fuar sırasında Turgut abi karar verdi ve beni İstanbul'a götürüp o zamanlar başında olduğu Stardust'ta sahneye çıkardı. Bu arada Cengiz Özşeker'in benim için yaptığı 'Kimbilir' şarkısıyla bomba gibi patladım. Allah hepsinden razı olsun. Muzaffer Özpınar da çok ilgilendi, dersler verdi hep. Böylece Kibariye doğdu işte. O arada biliyorsunuz Turgut ağbiyi öldürdüler. Hayatımın en acı olayıdır bu.'

'Hayat Merdiveni'nden 'Sıradağlar'a, 'Kara Kışlar'dan 'Aşkın Sesi'ne kadar bugüne dek 22 kaset yapan Kibariye'nin bir büyük hedefi vardır.

'Hayatımda en büyük idealim iyi bir şarkıcı olmaktı, oldum. Evlenmek, yuva kurmak istedim, çok şükür bu da oldu. Hem şarkıcı, hem evinin kadını oldum. Herşeye kavuştum ama bir eksiğim kaldı şimdi. O da, çocuk. Allah bir çocuk versin diye sabahlara kadar dualar ediyorum.'

Kibariye, sonunda tüp bebek sahibi olmayı bile düşünür. Çocuksuz evin, meyvesiz ağaca benzediğine inanır. Ancak, tam bu sırada kocası tarafından aldatıldığı çıkar ortaya. Canından çok sevdiği kocası Tünay Ürek'ten boşanmaya karar verir.

'Çapkınlığına göz yumabilirdim. Erkektir yapar. Ama yuvasına taşımaz, dışarda kalır hovardalığı, çapkınlığı. Tünay bardağı taşırdı. Artık Tünay sonsuza dek benim için bitmiştir.'

O ŞİMDİ AŞIK

Şimdi, yine yürekten kahkahalar atabilmek için eski gönül ferahlıkları yaşadığı günlerine dönebilmenin yollarını arıyor Kibariye. Yeni sevgilisinin adı ise Mehmet Ali Küçükbalçık. Kibariye onu sevmiş ama annesi Makbule Tokmak bu sevdaya karşı çıkıp 'Benim Kibariye diye kızım yok artık' demiş. Ana kız küs olmuşlar. 'Annem de bir gün bana hak verecek' diyen Kibariye, 'Hemşerim'den birbuçuk yıl sonra yeni albümü için kollarını sıvamış durumda. Yeni bir geleceğin içinde, yüreği kıpır kıpır Kibariye'nin.

'Ali'yle birbirimizi seviyoruz. Mutluyum. Ama ikinci kez nikah masasına oturmayı şimdilik düşünmüyorum. Artık hayatımda plan program yapmak istiyorum. Her şeyden önce müzik ve sanatım gelir.'

Evet. Duyduk duymadık demeyin. Kiboş'un ikinci doğumudur bu. O ikinci kez küllerinden doğmanın yollarını arıyor şimdi.



Copyright 1999   Hurriyet

| ana sayfa | | haber indeksi | türkiye | ekonomi | dünya | spor | yaşam | yazarlar | tv programlari | | | hava durumu | kelebek | | tatil | | | | | teknonet | | | | | seri ilanlar | e-mail | | |