15 Ağustos 1999, Pazar




Bir dostluk ve evlilik tartışması

Güler aydın

Oktay, Sezer ve Serdar. Dostlukları ve ilişkileri kamuoyunun gündeminde. Bu olayda suçlu var mı? Varsa kim? Kim haklı, kim haksız? Yoksa aşkın gözü kör mü? Sorduk...

Deniz Pulaş: Suçlanacak kimse yok. Hülya Avşar: Bana ne! Perihan Mağden: Beşiktaş'a yuh olsun. Nazan Öncel: Kime ne!

Yaşanan olaylar ve yapılan açıklamalarla kamuoyunun gündemine oturan bir evlilik ve dostluk ilişkisi

BJK'lı Oktay, manken Sezer'i bir defilede gördü, sevdi. Birlikte oldular. En yakın ve de takım arkadaşı Serdar'la tanıştırdı. Oktay'la Sezer'in arası bozuldu. Sezer Serdar'la nişanlandı. Sonra ayrıldılar. Bir hafta sonra Sezer, 4 Haziran'da Oktay'la evlendi. Oktay'la Serdar'ın arasına ‘‘kara kedi’’ Sezer girdi. Antrenmanlarda yan yana gelmemeye çalıştılar. BJK'lılar Oktay'a çok kızdı. Nasıl olur da arkadaşının aşkıyla evlenirdi! Antrenmanda, maçta sloganlar attılar aleyhte. Aynı kulüp çatısı altında kalamazdı iki eski dost. Serdar, Kocaelispor'a gitti. Oktay basın toplantısı düzenledi, Serdar'ın kendisini tehdit ettiğini söyledi. Serdar bu iddiayı reddetti. Oktay'ın annesi, basın aracılığıyla gelinine veryansın etti. Eski nişanlısı Serdar'la çok konuştuğu için 400 milyonluk telefon faturası geldiğini söyledi. Oktay'ın şimdi başka bir kadınla evli ABD'deki babası, canlı yayınlarda oğlunu desteklediğini, istediği takdirde futbolu bırakarak eşiyle ABD'ye yerleşebileceğini söyledi. Oktay da ülkeyi terketmekten söz etti ki Jetpa'yla anlaştı. Oktay-Sezer-Serdar üçgenindeki durum özetle böyle. Günlerdir, gazete ve televizyonlar bu konudaki her türlü gelişmeyi aktarıyor. Biz de bu aşk-dostluk hikayesini ünlülerimize yorumlattık. Bu olayda suçlu var mıydı? Varsa kimdi? Kim haklı, kim haksızdı? Yoksa aşkın gözü kör müydü?

Oktay ne olacak?

Karagümrük'ten çıkan şöhretler arasında son zamanlarda gündemi meşgul eden iki ayrı soyadı dikkat çekiyor. Biri malum Ergin kardeşler çetesi, öteki de milli futbolcu Oktay Derelioğlu. Bu karşılaştırma şundan, Oktay Derelioğlu'nun geldiği yerle ilgili bir fikir veriyor. Kapalı ilişkilerin, yoksulluğun, tutuculuğun ve delikanlılığın prim yaptığı, orada doğan insanların her ne pahasına olursa olsun ‘‘yırtmaya’’ çalıştığı bir coğrafyadan geliyor Oktay.

Trabzonspor'dan Beşiktaş'a geldiğinde oradan milli takıma yükseldiğinde, attığı gollerden biri Avrupa'da önce gecenin, sonra yılın gölü seçildiğinde bu ‘‘yırtma’’ süreci gerçekleşmiş gibiydi Oktay Derelioğlu için.

Hayatın tuhaf çalımları vardır. Oktay Derelioğlu ‘‘yırttım’’ dediği anda karısının intiharı gibi ağır bir süreçle karşılaştı. Bu travma kariyerine de yansıdı ister istemez. Ancak bugün Oktay üzerine söz alanlar -Beşiktaş yazarlarının bir kısmı ve Beşiktaşlı yöneticilerin hepsi- bu olayı hatırlamaya yanaşmıyorlar.

İster genel tarih söz konusu olsun, ister kişisel tarihler, istediğimiz ayrıntıları seçip, istemediklerimizi bir kenara bırakmak gibi milli bir hasletimiz olduğu su götürmez. Oktay Derelioğlu olayında da, aynı anlayışla karşı karşıyayız.

Spor camiasındaki hemen herkes Oktay'ın, takım arkadaşı Serdar'ın eski nişanlısıyla evlenmesine bakmayı tercih ediyor şimdilerde. Gerçi zaman zaman ‘‘özel hayatına karışamayız’’ diyen yazılara da rastlanıyor ama, hepimiz biliyoruz ki, Oktay insanlar tarafından yargılanıyor, yalnız bırakılıyor, dışlanıyor, buna ailesi de dahil.

Bunu şuradan da anlayabiliriz, Oktay'ın yarı çapında bile olmayan futbolculara bir süre kulüp talip olurken; Hakan Şükür ile birlikte tartışmasız Türkiye'nin en iyi golcüsü olan Oktay'a talip çıkılmıyor. Siirt Jet-Pa ile anlaşan Oktay, eğer Avrupa'da bir kulübe pazarlanamazsa (!) futbol yaşamını İkinci Türkiye Ligi'nde Siirt Köy Hizmetleri'nde sürdürecek.

Tabii ki, özel hayatına karışılmadan! Serhat ÖZTÜRK

perihan mağden

Oktay’ı Allah güldürsün

Oktay'ın şahsına münhasır bahtsız, trajik yanı var. Gayet normal olacak bir evlilik, alaturka toplum yapısı yüzünden fırtınalar estirdi. Bu çocuğun bu yönünü pek söylemek istemiyorum. Ailenin laneti pekiştiriliyor. Basın olarak lanet yaratıyoruz. İnsanın içi sızlıyor. Başına gelmeyen kalmadı. İlk eşi, Oktay'ın anne ve babasıyla aynı evde, sıkıntı içinde yaşıyordu. Ne diyeyim, Oktay'ı Allah güldürsün. Taraftarı olduğum BJK'ya yuh olsun. En doğru dürüst futbolcumuzu kaybetmiş olduk. Futbolcular, genellikle yoksul ailelerden. Ailelerinin lotaryası, zümrütüanka kuşları oluyorlar. İşin içine maddiyat girince aile iyice yapışıyor. Aile baskısı oluyor.

HÜLYA AVŞAR

Bana ne!

Bu tür konulara karışmak istemiyorum. Beni hiç ilgilendirmiyor.

Nazan öncel

Kime ne!

Bazıları hep birileri hakkında bir şeyler konuşur, ahkám keser sonra nedamet hissi ile yanıp tutuşur ya da elbirliği ile hazırlanan sonu beklemeye koyulur. Bu nasıl bir duygudur, maalesef akıl sır ermiyor. Fikir yürütürken dikkatli olmak gerekir diye düşünüyorum.

haşmet babaoğlu

Sorun kendisi

Hiç kimsenin karısı, kocası, sevgilisi gökten zembille inmiyor. Ama gerçekte kimse masum değildir. Aşk-meşk ilişkilerinde isteyen istediği gibi aldatabilir. Oktay ve BJK arasındaki sorunun evliliği olduğunu düşünenler de kendilerini aldatıyorlar. Bu insanların çoğu ya muhafazakárlıklarının ilanı için olayı kullanıyorlar, ya da aşkperestliklerinin reklamı olsun diye. Oysa Oktay'ın BJK'yla sorunu bambaşka bir yerde. Bu profesyonel futbolcuyla kulübü arasındaki ilişkide önemli bir sorundur. Oktay ne yaptıysa BJK'nın sonradan haberi oldu. İlle de Oktay'ın neyi var diye sormakta ısrar edersek bana herşeyden önce Oktay'ın bir aile sorunu var gibi geliyor; ta başından beri.

Haydar dümen

Oyun kuralına uygun

Yalnız Oktay'ı değil, aşk konusunda hiç kimseyi günahkár bulmuyorum. Çünkü günah iradeyle, bilinçle işlenen bir eylemdir. Ama aşkın fazla bir kuralı yoktur. Şiddetli duygusal ağırlıklarla kendini belli eder. Ve sınır tanımaz. Bunu Oktay Bey'de somutlarsak eşi de buna karşılık vermişse böyle bir duygu oluşmussa, eşinin eski nişanlısından ayrılmadan içinde aşk duygularının sürüp gitmesi mi daha doğru olurdu? Kadın tercihini yapmış. Kimsenin bir şey sormaya hakkı yok. En yakın çevreden bulunur sevgililer. Aydan mı bulacaktı?. Bunun için tepki duyulur. Kadın der ki ‘‘Kimle yaparsa yapsaydı da benim arkadaşımla yapmasaydı. Bunu affedemiyorum. Ya da bari benden güzel biriyle yapsaydı da içim rahat etseydi...’’ Adeta aşkın kural tanımazlığını kanıtlarlar. İki taraf da oyunu kuralına göre oynamış. Doğrusunu yapmışlar.

Deniz Pulaş

Kimse aşktan ölmez

Suçlanacak kimse yok. Aşk yaşanır ve biter. Biz bunlarla yaşamaya alıştık. Kız, bu kararı kendi vermiş. Umarım mutlu olurlar. Böyle düşünmüşler ki evlenmişler. Serdar da umarım mutlu olur, aradığı aşkı bulur. Kimse aşktan ölmez.

Erman Toroğlu

Oktay tedavi olsun

Oktay'ın sorunları yeni değil. İlk evliliğine bakın. Karısı intihar etti. Jetpa'ya değil, hemen ruh doktoruna gitmesi gerekiyor. Annesi, babası, eski eşinin çevresiyle görüşmek lazım. Çok karanlık noktaları var. Bundan sonra daha çok saçma sapanlıklar yapacak. Tedavi edilmesi lazım ama kulüpler, idareciler bu durumda değil. Onlar sporcunun ruh sağlığına değil, alacakları, verecekleri paraya bakıyorlar. Oktay, özel hayatındaki problemleri çözmedikçe başaramaz. Yataktaki değil sahadaki Oktay'a bakarım.