8 Temmuz 1999, Perşembe




İSTOǒu paylaşamadılar

Yavuz HARANI

Toptancılar Çarşısı'nda Oda'ya bağlı hamallarla serbest hamallar arasında kavga var

Toptancılar Çarşısı İSTOÇ'da hamallar arasındaki çekişme, bir grubun polisi savcılığa şikayet etmesiyle ortaya çıktı. İSTOÇ'a gelen bir grup Adıyamanlı, buradaki Yükçüler Odası'na bağlı hamalın tepkisiyle karşılaştı. Polisin Yükçüler Odası'nı tuttuğunu ve kendilerini sürekli gözaltına aldığını belirterek savcılığa suç duyurusunda bulundular.

İSTOÇ'ta son iki aydır giderek tırmanan bir gerginlik yaşanıyor. Birinci adada bulunan 55 kişilik bir hamal grubu taşlı sopalı ve silahlı saldıya uğruyor ve 2-3 günde bir şüpheli şahıs oldukları gerekçesiyle gözaltına alınıyor. Son günlerde artan saldırılar ve çatışmalar nedeniyle İSTOÇ'ta üç gündür çevik kuvvet görev yapıyor.

Olaylar bu hamallardan 27'sinin polis hakkında suç duyurusunda bulunmasıyla ortaya çıktı. Hamallar, kendilerine baskı uyguladıkları gerekçesiyle Bağcılar İlçe Emniyet Müdürü Çoşkun Alagöz, Araştırma Büro Amiri Mehmet Bulut ve Ekipler Amiri Ekrem Çiftçi hakkında görevlerini kötüye kullandıkları iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Bu suç duyurusu da ilginç bir olaya sahne oldu.

Hamalların avukatı Cemal Polat savcıya çıkarken, Adliye'de bulunan 27 hamal ‘‘şüpheli şahıs’’ gerekçesiyle gözaltına alındı. Dilekçesini verdikten sonra müvekkillerini ortalıkta göremeyen Cemal Polat, ‘‘Emniyet Müdürü, İSTOÇ'ta hamal mafyası kurmak isteyen Dursun Özpolat, Dursun Işık ve Hasan Karatekin'le işbirliği yaparak müvekkillerimi iki üç günde bir gözaltına alıyor. Şüpheli şahıs suçlamasıyla 20 gün içinde altı kere gözaltına alınan var’’ dedi ve hemen ardından o da gözaltına alındı.

Bu olayın ardından geçen hafta salı günü 12 hamal sabah saatlerinde üç koldan gelen kalabalık bir grubun silahlı saldırısına uğradı. Mehmet İnan adlı hamal kurşunlardan korunmak isterken bir binanın camından atladı ve iki ayağı birden kırıldı. Saldırı sonrası hamallar 14 kovan toplayıp savcılığa başvurdu. Kovanların 5 silaha ait olduğu saptandı. Aralarında biri ruhsatlı üç silahı kullananların da bulunduğu 11 kişi gözaltına alındı. Şahit olarak giden 12 hamal yine gözaltına alındı. Çünkü 11 hamal ‘‘asıl biz saldırıya uğradık’’ dediler. Sonunda hamalların hepsi serbest bırakıldı.

Hamallar saldırganların adresi olarak 14'üncü adayı gösteriyor. Burda İstanbul Yükcüler Esnaf Odası'na bağlı yaklaşık 150 hamal çalışıyor. Polislere açılan davanın dilekçesinde adı geçen Dursun Özpolat, Dursun Işık ve Hasan Karatekin Oda yönetiminde görev yapıyor. Odaya bağlı 3500 hamalın geri kalanı halen Tahtakale'de çalışıyor. İSTOÇ tam olarak faaliyete başladığında diğer hamalların da buraya gelmesi planlanıyor.

Hamal hamala karşı

Oda'nın İSTOÇ yönetimiyle 1997 yılında yaptığı bir anlaşma var. Anlaşma Oda'ya bağlı hamalların belirlenen tarife üzerinden yük indirmesini öngörüyor. Esnafın Oda'ya bağlı hamallarla çalışmak zorunda olmadığı da bu anlaşmada belirtiliyor. Yani esnaf malını istediği kişiye indirebiliyor. Yalnız İSTOÇ'un tek bir şartı var: Üyesi olan toptancıların tek tek kişilerle değil, belli bir şirketle anlaşarak taşıma işlemini bu şirkete yaptırması, o şirketin çalışanlarını sigorta etmesi, sicili temiz elemanlar çalıştırması ve esnafa makbuz vermesi. Ayrıca bu şirketin İSTOÇ yönetimiyle fiyat tarifesinde anlaşması da şart koşuluyor.

Birinci adadaki 55 hamal ise Ocak ayından beri İstoç'ta. Hepsi Adıyaman'ın Gerger ilçesinden ve birbirleriyle akraba. Bağcılar'da oturuyorlar. Daha önce Beyazıt'ta tekstil piyasasında çalışıyorlarmış. Ekonomik kriz nedeniyle batmışlar. Ve çareyi İSTOÇ'ta hamallık yapmakta bulmuşlar. 3200 işyeri bulunan sitede 300 işyeri ile anlaşmışlar. Bu işyerlerinin kaşe ve imzaları da yönetime iletilmiş.

Hamallar son iki aydır polislerin gözü önünde saldırıya uğradıklarını, sonra gözaltına alındıklarını, şimdiye dek yaklaşık 150 gözaltı olayının yaşandığını söylüyorlar. Gözaltındayken ‘‘burda çalışmayacaksınız’’ diye dövüldüklerini, ölümle tehdit edildiklerini iddia ediyorlar. Oda'ya kayıtlı olmadıklarını, çünkü Oda'nın hamalların kazançlarını sömürdüğünü ileri sürüyorlar: ‘‘Eğer 5 milyon kazanıyorsak üç milyonu belli kişilerce paylaşılıyor, neden rızkımızı başkasına yedirelim ki?’’

Oda yönetiminde yer alan Dursun Özpolat, Dursun Işık ve Hasan Karatekin'in bu yolla büyük bir servet elde ettikleri de iddiaları arasında. Bu haksız kazanç payı olmadan mal indirdikleri için daha ucuza çalıştıklarını, esnafın bu yüzden kendilerini tercih ettiklerini belirtiyorlar.

Avukatları Cemal Polat da Tahtakale'de taşıma işlemlerinin Oda'nın tekelinde olduğunu, Oda'nın bu sistemi İSTOÇ'a taşımaya çalıştığını söylüyor. Tahtakale'de esnafın arabasının bagajındaki bir malı bile kendisinin taşıyamadığını öne sürüyor.

Karşı suçlama

Görevi kötüye kullanmakla suçlanan Emniyet Müdürü Coşkun Alagöz, ‘‘Konu adliyeye intikal etmiştir. Detaylı bilgiyi İSTOÇ yönetiminden alabilirsiniz’’ diyor.

Siteyi yöneten İSTOÇ Toptancılar Kooperatifi ise konuyla ilgili bir açıklama yapmaktan kaçınıyor. Kooperatif de açıklama için İstanbul Yükçüler Esnaf Odası’nı adres gösteriyor.

Oda Başkanı Ramazan Ülgeş ise birinci adadaki Adıyamanlı hamalların kanunsuz çalıştıklarını belirterek birer dilekçeyle Bağcılar Kaymakamlığı'na ve Emniyet Müdürlüğü'ne başvurduklarını söylüyor.