![]() |
Ertuğrul Özkök: Sicili tertemiz bir anketin anlattıkları ![]() Ertuğrul ÖZKÖK
Bugün okuyacağınız anket, Rahşan Hanım'ın Milliyet Gazetesi'nde bomba gibi patlayan demecinden tam 24 saat önce elimize geçti.
Rahşan Ecevit'in demeci siyasette bir deprem yaratırken, elimizdeki anketin sonuçları da, o ölçüde çarpıcı işaretler veriyor.
Önce bu anketi yapan kişi ve kuruluşun siciline bakmak lazım.
Anketi Tarhan Erdem ve A&G Araştırma Şirketi yapıyor.
Bu ismi ve şirketi Türkiye'de artık herkes tanıyor.
ÜÇ PARTİLİ SİSTEM
Çünkü, son 15 yılda en başarılı seçim anketleri yapan şirket. Dahası 18 Nisan gibi bilinmeyeni çok bir seçimde MHP sürprizini önceden keşfeden tek kuruluş.
Hatta daha da ileri giderek, kurumsal bir itirafta bulunayım.
18 Nisan'dan bir hafta önce Tarhan Erdem, yaptığı anketin sonuçlarını önümüze koyup, MHP'nin ikinci parti olduğunu gösterdiği zaman, ‘‘Hadi canım olur mu?’’ demiştik.
Şimdi, aynı Tarhan Erdem ve A&G önümüze bir başka anket koyuyor.
İnanmamamız için hiçbir neden yok. Mazisi parlak, sicili tertemiz, yaptığı işlerle kendini kanıtlamış bir şirket.
Sandık kadar güvenebileceğimiz bir kuruluş.
Ve onun anketinden çıkan çok çarpıcı sonuçlar.
Bir:
Türkiye üç partili bir sisteme doğru gidiyor. Bu sağlıklı bir gidişin işaretidir.
İki:
Türkiye'de merkez sol ve merkez sağ yeniden tarif ediliyor. Bu tariflerin içine bir eski, bir de yeni faktör yerleştiriliyor. Eski faktör DSP, yeni faktör MHP'dir.
DSP'ye oy veren insanların davranışlarında bir sürpriz yok.
Liderin ve partinin dürüstlüğü etkili faktör.
Ancak, MHP'nin çok iyi okuması gereken çok çarpıcı bir sonuç var.
Bu partiye oy verenlerin sadece yüzde 17'si, ‘‘milliyetçi’’ olduğu için oy verdiğini söylüyor.
ÜLKÜCÜLÜK DIŞI FAKTÖRLER
Yani, bugüne kadar kamuoyu çoğunluğunun gözünde bu partinin en çarpıcı özelliğini oluşturan bir faktör, oy veren tablosu içinde belirleyici bir yere sahip değil.
İstersiniz biraz daha açalım. Yeni MHP'ye oy veren insanların çoğu ona, ‘‘ülkücü kökeni’’ nedeniyle oy vermiyor.
Elbette ülkücü faktörü küçümsenecek anlamına gelmiyor. Ama, en az onun kadar, hatta ondan önemli başka faktörler de oy verme eğilimini belirliyor.
RADİKALİZMİN SONU
Aylardır Fazilet Partisi için şunu yazıyoruz:
İçinizdeki radikal çekirdeğin esiri olmayın. Partinizin imajını o radikal çekirdeğe hoş görünmek için merkezin geniş seçmeni gözünde hırpalamayın.
İşte Merve'nin türbanına, Şevki Yılmaz'ın abuk sabuk demeçlerine esir düşEn Fazilet'in hazin sonucu.
Araştırma, yüzde 15'lik Fazilet oyu içerisinde sadece yüzde 42'sinin ‘‘dindar parti’’ olduğu için oy verdiğini ortaya koyuyor.''
Bu da, sadece yüzde 6'lık bir oy demektir. İşte, Türkiye'de dini motiflerle oy veren insan oranı.
Erbakan ve partisi bu kadarlık bir oy için yüzde 22 oy aldığı ve merkezde çok daha fazla oy alacağı verimli bir seçmen tarlasını tarumar etti.
Yeni MHP'nin bu mesajı çok iyi okuması gerekiyor.
Tarhan Erdem ve şirketin araştırmasının en çarpıcı sonucunun altını bir kere daha çizmek istiyorum.
Türkiye'de merkez sol ve merkez sağ, yeniden tarif ediliyor. Bu tarifin içi yeni aktörlerle dolduruluyor.
Bu tarifi yapanlar, radikal söylemleri, radikal davranışları, sembolik kavgaları istemiyor.
Türkiye'nin istikrarlı, kavgasız bir biçimde yönetilmesini istiyor.
Seçmenin büyük çoğunluğu, ‘‘tarihin yaprakları arasında kalmış’’ fotoğraflara itibar etmiyor. MHP'nin mazisi ona oy vermesini engellemiyor. Onu 12 Eylül öncesi geçmişinden koparıyor.
Ama, MHP'ye de ‘‘Sen de bu geçmişten kurtul. Kurtulursan önün daha da açılacak‘’’ mesajını veriyor.
Sadece MHP mi?
DSP’YE DE MESAJ VAR
Seçmen aynı mesajı DSP’ye de veriyor. Ona da, geçmişe ait takıntılardan kurtulması işaretini yolluyor.
Araştırmayı yapan kişi ve kuruluşun sicili tertemiz. Araştırmaya inanmamamız için bir neden yok.
Öyleyse bu mesajları herkesin doğru okuması zamanı geldi.
Bu güzel fotoğrafı, amacını aşan söz ve davranışlarla bozmanın, şu ana kadar söylenen sözlere esir olmanın, bu nedenle halkın istediği bir koalisyonu yıpratmanın kimseye yararı yok.
|