4 Mayıs 1999, Salı




Yeni çıkan kitaplardan seçmeler

Silahlı Peri

Daniel Pennac. Fransızca'dan çeviren: Selda Arkan. Metis Yayınları. 212 sayfa.

‘‘Gulyabaniler Cenneti’’ (1997, Metis) adlı polisiye kitabıyla Türkçe okurların beğenisini kazanan, daha sonra yine aynı yayınevinden ‘‘Roman Gibi’’ (1998) adlı deneme kitabı yayımlanan Fransız yazar Daniel Pennac, ‘‘Silahlı Peri’’yle bir kez daha huzurlarınızda.

‘‘Silahlı Peri’’nin karakterlerinin çoğu ‘‘Gulyabaniler Cenneti’’nden aşina olduğumuz tipler: Malaussene giderek kalabalıklaşan ailesini geçindirmek için günah keçisi rolünü bu kez bir yayınevinde sürdürüyor. Therese iki dünya arasında gidip geliyor. Köpek Julius malum sara krizlerinden birini yaşıyor, anne tabii ki hamile. Ama yeni karakterler de eksik değil: Kendi geçmişleriyle hesaplaşmaya çalışan iki polis , uyuşturucudan kurtulmak için eve alınan dedeler ve öldürülmemek için örgütlenen yaşlı kadınlar, itilip kakılan Araplar...

Büyük şehir yaşamı, polis-mafya bağlantıları, uyuşturucu, yoksulluk, şiddet. Pennac'ın kitabı, dünyanın neresinde olursa olsun büyük kentte yaşayan herkese aşina gelecektir.

Göçmenler

W.G. Sebald, Almanca'dan çeviren Natali Medina, İletişim Yayınları, 222 sayfa.

Türkiye'de pek tanınmayan W.G. Sebald'ın ‘‘Göçmenler’’i orta sınıftan gelen ve iki büyük savaşın rüzgarlarıyla Almanya'dan ve Doğu Avrupa'dan başka ülkelere, özellikle de İngiltere'ye ve Yeni Dünya'ya göç eden insanların hikayesini anlatıyor. Edebi bir dille yazılan kitap bir roman değil, daha çok sepya fotoğraflarla da desteklenen anıları ve tanıklıkları aktarıyor.

Avrupa'daki belirsizliğin etkisiyle yurtlarından edilen göçmenler kendi özyaşam öykülerini belli belirsiz bir sisin ardından anlatıyorlar. Yeni vatanlarına uyum sağlamak zorunda bırakılan bu insanların bölük pörçük anıları, okurları zamanın göreceliği, varoluş sorunu ve insan yaşamında farkında olmadan iz bırakan küçük şeyler hakkında düşünmeye sevk ediyor. Dünya üzerinde hala yerlerinden edilen ve başka bir hayat sürmeye zorlanan insanlar olduğu düşünülürse kitabın anlamı daha iyi kavranalabilir.

Soygunun Öteki Adı Devlet İhalesi

Seçkin Doğaner. İletişim Yayınları. 197 sayfa.

‘‘İhaleyi devlet yapar, ihale yapıldı mı yolsuzluk olur’’. Türkiye'de yaşayan insanların çoğunun Seçkin Doğaner'in kitabının arkasına yazılı bu cümleye pek itirazları yoktur herhalde. Devlet ihlalerindeki yolsuzluklar artık kanıksadı, kara mizah konusu olarak bile nicedir ilgi çekmiyor. İhalerdeki yolsuzlukların artık neredeyse bir siyasi gelenek haline gelip kurumsallaştığını bile söyleyebiliriz.

Ekonomist Seçkin Doğaner, kitabında ‘‘perde arkası’’ gerçekleri ifşa etmek yerine bu mekanizmanının nasıl işlediğini anlatıyor. Devlet ihalelerinde nasıl bir yolsuzluk ve çıkar sağlama sistemi yürürlüktedir? Ne gibi yasal açıklar ‘‘yönetim usülleri’’, ‘‘kamu gelenekleri’’, müteahhit kurnazlıkları, devletin malını deniz haline getiriyor? Bu gibi soruları cevaplayan ‘‘Soygunun Öteki Adı’’, yurttaş olmak isteyenler için bir el kitabı niteliği taşıyor. İki de bir patlayan ‘‘yolsuzluk skandalları’’nı daha iyi anlayabilmek için güncel bir kitap.

Mehmedin Kitabı ‘‘Günydoğu'da Savaşmış Askerler Anlatıyor’’, Nadire Mater. Metis Yayınları. 267 sayfa.

Kapağında Stanley Kubrick'in ‘‘Full Metal Jacket’’ filminden bir sahne olan ‘‘Mehmedin Kitabı’’nı adından çok söz edilen ama pek konuşturulmayan ‘‘mehmetler’’ yazmış bir bakıma. Gazeteci Nadire Mater bir yıllık bir araştırma sonucu yazdığı kitabında değişik yaş, eğitim, siyasi, etnik ve sosyal gruplara mensup ve askerliklerini 1984-1998 arası Güneydoğu'da Olğanüstü Hal bölgesi'nde yapmış -kimisi gazi olmuş- 42 ‘‘mehmetçik’’ ile görüşmüş. İsteyerek ya da istemeyerek kendilerini çok sıcak bir çatışmanın ortasında bulan bu insanların birinci elden tanıklıkları kitabın omurgasını oluşturuyor.

Bu ülkede yaşayan herkesi çok yakından ilgilendiren bir sorunun tam göbeğinde yaşadıklarını ve hissettiklerini anlatan bu gençler, hemen yanıbaşlarındaki ölümü, birlikte yaşamayı öğrendikleri korkuyu ve sivil hayata duydukları yakıcı özlemi çok sade ve içten bir dille anlatmışlar. Kitabın ‘‘Mehmetler Konuşuyor’’ bölümünün yanısıra ‘‘Konuşamayanların Yerine’’ isimli bir bölümü daha var. Bu bölümdeyse yaşamını yitiren askerlerin yerine yakınları konuşuyor.