![]() |
Sedat Ergin: Meclis'te mutsuzlar ordusu ![]() Sedat ERGİN
Seçim sonrası yeni Meclis'in ilk kez toplandığı ant içme oturumları genellikle taze bir başlangıcın taşıdığı heyecan duygusuyla açılır.
Seçim, her seferinde yeni bir umuttur. Yasama döneminin ilk oturumunun da bu iyimser havayı yansıtması beklenir.
Dün TBMM'de hiç bulunmayan bir şey varsa, işte bu iyimserlik duygusuydu.
Tam tersine, geleceğe dönük soru işaretleri, tereddütler ve tedirginliğin ağır bastığı bir belirsizlik havası hákimdi.
Daha Merve Kavakçı içeri girmeden gerek basın locasından izlediğimiz Genel Kurul Salonu'ndaki görüntüler, gerek kuliste yaptığımız sohbetlerden aldığımız izlenimler, bizi bu belirsizlik havasına taşıdı.
* * *
Genel Kurul'un en solunda kümelenen DYP grubunda seçim yenilgisinin ağır psikolojisini hissetmemek mümkün değildi. DYP grubu cansızdı, dağınıktı; daha doğrusu ne yapacağını bilmez bir haldeydi.
Aynı menfi ruh hali, donukluk ya da ruhsuzluk diyelim, ANAP sıralarına da hákimdi.
Yeni seçilmiş milletvekilleri bile TBMM çatısı altına ilk kez ayak basmış olmanın yaratması gereken heyecan ve coşkuyu yansıtmaktan çok uzaktılar.
Partilerinin geleceğiyle ilgili bilinmezler ve kapıda bekleyen sıkıntılar, galiba her iki grubun da ortak paydasını oluşturuyordu.
* * *
ANAP grubunun hemen yanındaki FP'lilerin manzarası daha vahimdi. Seçimde en büyük yenilgiyi almışlardı. Nereye gideceğini, kiminle ve nasıl yol alacağını bilmemenin getirdiği bir dağınıklık göze batıyordu.
Merve Kavakçı krizi patlak verdiğinde tepkilerini ortaya koyarken kendi aralarında bölünmeleri, genel başkanları Recai Kutan'ın Genel Kurul'a girerek Kavakçı'yı içeride görünce tereddüt edip, sonra dışarı çıkması gibi görüntüler, hep bu dağınıklığa işaret ediyordu.
FP'lilerin yanıbaşındaki MHP grubunda da ilginçtir ki, beklenenin aksine seçimden muzaffer çıktıklarını gösteren bir coşku yoktu.
Bunun yerine ciddiyet, kontrol ve disiplin vardı.
Özellikle Kavakçı krizi patlak verdiğinde, protestolar sırasında soğuk bir tavırla bekleyişleri dikkat çekiciydi.
* * *
Salonun en sağında yerleşmiş olan DSP grubunun ruh hali de seçim zaferiyle büyük bir tezat oluşturuyordu.
Seçimden birinci çıkmış ve başbakanlığı garantilemiş bir partinin üyeleri gibi durmuyorlardı. Belli ki, kazandıklarına pek sevinememişlerdi.
MHP ile koalisyon kuracak olmanın getirdiği tedirginlik, yaşayacaklarını düşündükleri sıkıntılar, seçim başarısından duydukları sevinci fazlasıyla dengelemişti.
Kendi aralarında hep ‘‘MHP ile olur mu? Nasıl olur?’’ sorularına yanıt aramakla meşguldüler. MHP ile ortaklığı iç dünyalarında henüz özümseyebildikleri söylenemezdi.
Sonuçta, dün TBMM'de galiba bir mutsuzlar ordusu vardı.
Bir büyük sıkıntı, her yeri kaplamıştı.
|