![]() |
Oktay Ekşi: Merve de öğrenecek... ![]() Oktay EKŞİ
Merve Kavakçı isimli hanım kızımıza ‘‘gaz’’ verenler, önceki akşam onun sırtından ciddi bir kriz yarattılar.
Akıllarınca İslamiyet'in ‘‘tesettür’’ kuralını nihayet TBMM'de de geçerli kıldıklarını cümle áleme göstermek istiyorlardı.
Ve bu devletin temel felsefesinin artık geçerli sayılmayacağını da...
Dün bu sütunda yayınlanan yazıda da belirttiğimiz gibi Merve Kavakçı işte bu amaçla şartlandırılmış ve görevlendirilmişti.
Tıpkı daha önce yaşanan Leyla Zana olayı gibi...
Anımsanacaktır: Leyla Zana 1991 Meclisi'nde yapılan yemin törenini bu devleti bölmek amacıyla istismar etmişti.
Merve Kavakçı aynı işi, bu devletin felsefesini yıkmak için yapmaya kalktı.
Görüldüğü gibi ikisinin yolları farklı, ama hedefleri aynı:
Atatürk ilkeleri üzerine inşa edilmiş cumhuriyeti...
Neyse ki bu son sabotaj teşebbüsü en güçlü tepkiyi önce Meclis içinden ve bizzat Başbakan Bülent Ecevit'ten gördü. Ecevit ‘‘Türkiye Büyük Millet Meclisi, devlete meydan okuma yeri değildir’’ derken pek bilinmeyen bir başka gerçeği daha ortaya çıkardı:
Böyle kritik durumlarda çok etkili bir cümle ile olayın yönünü değiştirme yeteneği en çok İsmet İnönü'de vardı. Örneğin, Demokrat Partililere 1953 sonunda CHP mallarına el konulacağı zaman söylediği ‘‘Tarih kürsüsünden halinizi seyrediyorum: Suçluların telaşı içindesiniz’’ sözü ile 27 Mayıs'tan kısa bir süre önce söylediği, ‘‘Sizi ben bile kurtaramam’’ sözü hálá belleklerdedir.
Bülent Ecevit galiba İnönü'nün vefatından sonraki ilk yıldönümünde olacak, İsmet Paşa'yı saygı ile andıktan sonra özetle, ‘‘Onunla beraber çalışma şansına sahip olanlar, bu olanaktan ancak kendi yetenekleri ölçüsünde yararlanabilmişlerdir’’ demişti.
Önceki akşam Ecevit, Meclis'teki olaya müdahalesiyle İnönü'nün yanında geçen yıllarını iyi değerlendirdiğini ortaya koydu.
Aksi halde o da, ‘‘Merve Kavakçı'nın Meclis'e tesettüre uygun şekilde gelmesini engelleyecek hiçbir hukuk kuralı yok’’ diyenlerle bir olur, sessiz kalır ve laik cumhuriyete gol atma yahut ondan bir parçayı daha yıkma özlemiyle tutuşan Erbakan kafasına prim kazandırırdı.
Lider, kritik zamanda o niteliğini ortaya koyarsa lider olarak kalır. Yoksa bir süre bir makamda görev yapan bir bürokrata döner.
Ecevit'in tavrı yıllardır neden ayakta ve lider olduğunu açıklıyor.
Şimdi Merve olayı, devlete yönelik bireysel bir başkaldırı teşebbüsü ile kendi temel felsefesinden ve kimliğinden fedakárlık yapmamaya kararlı olan Türkiye Cumhuriyeti devleti arasındaki son raundu bekliyor.
Merve kızımız kiminle dans ettiğini o zaman öğrenecek.
|