5 Nisan 1999, Pazartesi




Enis Berberoğlu: 28 Şubat oy blokları





Enis BERBEROĞLU

Siyasette sıkça kullanılan ‘sağ’ ve ‘sol’ etiketleri daha ilk andan itibaren göreli pozisyon ifadesidir...Örneğin Fransız Meclisi'ndeki ilk ‘sağcı’ ve ‘solcu’ siyasiler başkan kürsüsünden bakıldığında oturma konumlarına göre tarihe referans olarak geçtiler.

Zaten siyaset pozisyon alma sanatı değil midir?

Tıpkı 28 Şubat sürecinde olduğu gibi...

* * *

28 Şubat sürecinde Türk siyaseti karpuz gibi ortasından çatladı.

Muhalifler yani Fazilet, DYP ve BBP ortak cephe kurdu... ANAP, DSP ve CHP 28 Şubat hükümetinin icraatında ortak sorumluluk taşıdı.

1995 seçim sonuçlarına göre 28 Şubat'a muhalif cephenin oyu yüzde 42-43 düzeyindeydi. İktidardaki blokun arkasındaki seçmen desteği yine 43-44 puandı. Kısacası 28 Şubat süreci siyaseten elma ve armutların toplandığı dönemdi. Daha önce bir araya gelmesi pek mümkün görülmeyen partiler arasında güçlü ve tarihe iz bırakacak ittifaklar kuruldu... DYP ve ANAP gibi elmanın iki yarısı kadar benzer partiler tamamen ayrı kamplara düştü...

* * *

18 Nisan seçimlerine 28 Şubat ekseninden yaklaşmak da mümkündür...

Bu durumda iki kritik soruya yanıt aranacaktır...

1) 28 Şubat sürecine karşı çıkanlar mı, yoksa o sayede hükümet olanlar mı bu seçimde oylarını artıracak?

2) Her iki cephe bünyesinde ne gibi değişiklik yaşanacak, hangi partinin oyu yükselecek, hangisinin düşecek?

* * *

Bu seçimde 28 Şubat'ın ayırdığı seçmen blokları arasında yüksek oranlı oy transferi beklemek kanımızca yanlıştır... Aksi halde geçen seçimde Refah'a oy atan seçmenin bu kez 8 yıllık eğitim yasasını çıkartan ANAP'a oy vereceğini inanmamız gerekir. Veya ‘laik’ DSP-CHP oy tabanının Refah'a her aşamada destek veren DYP'ye kaymasını mümkün görmemiz..

Yine de 28 Şubat sürecinin muhafazakar seçmen üstünde ‘caydırıcı’ bir etkisi olduğu yadsınamaz. TÜSES ve Veri Araştırma'nın ortak çalışmasında yer alan ‘şeriat isteyenler’ sorusuna verilen yanıtlar bu eğilime kanıttır.

Bu araştırmaya göre Türkiye'de şeriat isteyenlerin payı 1995 yılında yüzde 19.9 düzeyindeydi... Aynı oran 1996'da yüzde 26.7'ye yükseldi. 1998'de yine 19.8'e geriledi... Şeriat düzenini uygun bulanların sayısındaki zıplamanın Refahyol iktidarına, yeniden düşüşün 28 Şubat ertesine rastlaması herhalde sadece raslantı sayılamaz. Ve bu tablonun da gösterdiği gibi bloklar arasında gezecek oyların toplamı da 6-7 puanı aşmaz...

* * *

Demek ki 18 Nisan'ın galip ve mağluplarını cephe içi oy kaymaları belirleyecek. Örneğin herhalde artık herkes DSP'nin yükselişte olduğunu kabul ediyor. Peki ama DSP yükseliyorsa en fazla oyu kimden çalıyor. Sırasıyla ANAP ve CHP'den değil mi?

Gelelim öteki cepheye... Eğer Fazilet'in seçimden sanıldığı kadar başarılı çıkmayacağını ileri sürüyorsanız, o kamptaki başka bir partiye örneğin DYP'ye oy kayması bekliyorsunuz demektir... İnenleri ve çıkanları bir arada düşünürseniz seçim sonucu tahmini kolaylaşır..

Unutmayın ki siyasette paylaşılacak oy pastası sabittir... Bir parti kazanıyor, yani payını artırıyorsa, mutlaka bir diğeri kaybediyor demektir.



Copyright 1999   Hurriyet

| ana sayfa | son dakika | haber indeksi | gündem | ekonomi | dünya | olay | spor | yaşam | yazarlar | tv programlari | fal | | hava durumu | kelebek | istanbul | | | insan kaynaklari | gösteri dünyasi | | teknonet | interaktif tüketici | | | | seri ilanlar | e-mail | | |