19 Şubat 1999, Cuma




İhaneti Sibel'e sorun

Mutlu KOSER / İSTANBUL

Tek celsede Sibel Can'dan boşanan Hakan Ural, Hürriyet'e yaptığı zehir zemberek açıklamalarını sürdürdü. ‘‘Sibel yüzünden çok uykusuz geceler geçirdim’’ diyen Hakan Ural, artık evli kalmalarının mümkün olmadığına dikkat çekti. Kurdukları yuvanın dedikodulardan değil, Sibel'in davranışları ve yalanları nedeniyle yıkıldığını söyleyen Hakan Ural, ‘‘Dilerim Sibel, kurtlar sofrasında meze olmaz’’ diye konuştu.

Hakan Ural, boşanma konusunda ‘‘Konu nedir biliyor musunuz? Bir havuz dolmuş ve en ufak bir damla düşünce taşıyor’’ diye açıklamada bulundu. Ayrılmaya karar vermesinin hiç kolay olmadığını vurgulayan Ural, ‘‘Ayrılmak için evlenmedim. Bir anda böyle bir karar verilebilir mi?.. Çok kolayını da seçerdim, evde oturur bu olayları 1-2 yıl daha çekerdim. Sibel kaçta gelmiş, ne yapmış, nasıl fotoğraf çektirmiş?.. Hiç umursamazdım. Kendime belirli bir rant da elde ederdim, şöhretimi kullanırdım, ama o zaman da aynaya baktığımda kendime saygım olmazdı’’ diye konuştu. Hakan Ural sözlerini şöyle sürdürdü:

SİBEL'E ELEŞTİRİ

‘‘Sibel'e bak kızım, seni çok seviyorum. 12 yıldan beri nasıl ki yanındaysam, 12 yıldan sonra da olurum, hatta sonsuza kadar. Ama artık gel sen bu işte bir samimi ol. İki tane çocuğun büyüyor. Yarın biz bu çocukları, senin gazetelerde çıkan resimlerinle tutamayız.‘Sizin paranız da, pulunuz da, şöhretiniz de' derler. Afedersin uyuşturucu da kullanır, içki de içer. Biz bu çocukları acı çektirmek için mi dünyaya getirdik? Bizim paraya pula ihtiyacımız yok, şöhrete hiç yok. Bundan sonra bana samimi olacaksan, iki çocuğuna sanatını adabında yaparak daha fazla zaman ayıracaksan, bana karşı doğru ve dürüst olacaksan, ben senin yanındayım... Senin yaşam biçimin, televizyonlarda reklamım olsun, her dakika ekranda olayım, para kazanmak için ne fırsat varsa hepsini değerlendireyim ise, bu bana terstir. Git sen evinde 1-2 gün aklını başına topla...’’

DOĞRU KARAR

Sibel Can'ın bu süre sonunda bunları yapamayacağına karar verdiğini belirten Hakan Ural, bu kararı samimi bulduğunu söyledi:

‘‘Doğru bir karara vardık, ben çok rahatım, çok huzurluyum. Çocuklar için de doğru olanı seçtik. Artık insanın gücü, takatı, dermanı kalmıyor, ben çok uykusuz geceler geçirdim, çok sinirlerim bozuldu... Bizim beraberliğimiz mutsuzluk, huzursuzluk veriyorsa, o zaman bu beraberliğin bir anlamı yok. Sibel yarın öbür gün birtakım yanlışlarıyla eve gelecekse, ben bu yanlışlar yüzünden ona bağırıp çağıracaksam, çocukların gözü önünde biz bunları yaşayacaksak, o çocukların ne günahı var?..’’

Ural, Sibel Can'ın istediği hayatı ancak bekar bir kadın olarak yaşayabileceğini belirtti. Hakan Ural, ayrıldıktan sonra Sibel'le birlikte olmak isteyen birçok kişinin ortaya çıkacağını söyledi:

‘‘Afedersin verirsin cebine ayda 15-20 milyar. Herif, sana ne nereden geldiğini sorar, ne de nereden çıktığını sorar. Ben böyle bir adam değilim. Bana 380 trilyon versen, iki dakika durmam orada. Bu şartlarda beni sevdiğini söylüyorsan, bu işin medeni şekli ayrılıktır. Çünkü sen bugünkü koşullarda evli kalabilecek bir insan değilsin. Ama isteyerek ama istemeyerek...’’

ÇAPKINLIK İDDİASI

Ural, bu evliliğin kendisinin çapkınlıkları yüzünden bittiği iddialarına da şu karşılığı verdi:

‘‘Ben Sibel'le evlendiğimde 19 yaşında bir çocuktum. Selçuk Ural'ın oğlu ve Hakan Ural'dım. Tabii ki birtakım tuzaklar kuruldu. Biz de zaman zaman toyluğumuzun verdiği bir yaşantıyla bu tuzaklara düştük. Ama babam Selçuk Ural, hemen beni karşısına alarak evli, şöhretli ve yakışıklı olduğumun, en önemlisi evli olduğumun altını ısrarla çizdi. Ben de tuzaklara düşmez oldum...’’

KURTLAR SOFRASI

Çapkınlığa tamamen karşı olduğunu anlatan Ural, Kerem Alışık'la olan arkadaşlığını da bu yüzden bitirdiğini söyledi. Ural, ‘‘Adı zamparaya çıkmış bir adamla aynı masada eşimle birlikte oturmam ve eşimi onunla yalnız bırakmam’’ dedi. Bu konuda Sibel Can'ı uyardığını belirten Hakan Ural, şöyle konuştu:

‘‘Sen bugün benimle evliyken bu pozisyonlara düşüyorsan, yarın senden elimi çektiğim an, kendini taşıyabilme şansına sahip değilsin. Gencecik dul Sibel Can'a kurtlar sofrasında binlerce tuzaklar kurulacaktır. 35 yaşında alkolik bir kadın çıkar piyasaya, kimler gelmiş, kimler geçmiş....’’

SİBEL’İN YALANI

DGM'ye çıktıktan sonra Sibel Can'la Londra'ya giden Hakan Ural, Sibel'i Londra'da kendisine yalan söylememesi için uyardığını belirtti. Hakan Ural, ‘‘Söylediği yalan neydi?’’ sorusuna ise ‘‘İşte o bende saklı olan yalan!.. Bu çok çirkin bir şey, ben hayatım boyunca ona göğüs germişim, onun yüzünden aileme göğüs germişim...’’ diye cevap verdi. Hakan Ural, ayrılık kararını açıklamaması hakkında şunları söyledi:

KAPATILAN TELEFON

‘‘Kalkıp da kamuoyuna ‘biz ayrılıyoruz' demek bana ne kazandırır?.. Neticede ortada iki kişi karar vermiş ve ayrılıyorlar.. Bizi dedikodular yıpratmadı, bizi, yani beni yıpratan Sibel'in tavrı, vurdumduymazlığı ve gözümün önünde evlilik müessesesinden çok seri bir şekilde uzaklaşması oldu...’’

Ural, ‘‘Bu yalan olayı, telefon kapatma olayı mı?’’ sorusunu da şöyle cevapladı:

‘‘Telefon olayı var ortada. O saatte sinemaya gittiğini söyledi Sibel Hanım!.. Her neyse, ben bunun detayına girmiyorum. Sibel söyledi. Bir de benim bunu açmam zararlı olur. Özellikle çocukların yaşananlardan zarar görmesini istemiyorum. İki tane sübyan, onların zarar görmemesi lazım. Zaten çocuklar yarından sonra onda kalacak. Ama şu anda Sibel'in bu iş temposuyla çocuklarına bakacak konumu yok. Sonuçta çocuklara benim annem bakacak.’’

KARAHAN DEDİKODUSU

Hakan Ural, Karahan Çantay hakkındaki dedikoduları da cevapladı:

‘‘Karahan dedikodusu ben Amerika'dayken Show TV'de yayınlanmış, Gözcü Gazetesi'nde de fotoğraf çıkmış. Ben ne fotoğraf gördüm, ne de görüntü, o sırada Amerika'daydım. Duyar duymaz çok sevip saydığım, inandığım bir büyüğümüzü aradım. Bana, ‘katiyen böyle bir şey yok' dedi. Olsa neden söylemesin, ben ne kabadayıyım, ne de serseri, sonunda her şey olacağına varır. Başka bir erkek çok çirkin zaten. Ben bir kızla olsam, kadını tutamazsın. Sibel'le oturduk konuştuk. Filmin çekimleri için yurtdışına gidildiğini, çocuklarının üzerine yemin ederek böyle bir olayın olmadığını söyledi. Zaten bu saatten sonra ben ondan şüphe duyacaksam, ben ona inanmayacaksam, beraberliğimizin bir anlamı yok. Sonra babam gibi sevdiğim, saydığım insan bana neden yalan söylesin?.. 40 gün gizlenir, 41. gün ortaya çıkar...’’

Ural, bu konuyla Yaşar Alptekin'in ilişkisini de şu sözlerle açıkladı:

‘‘Yaşar Alptekin'in sağda solda bu tür dedikodular yaptığını duyunca Yaşar'ı aradım. Sevdiğim bir insan. Yaşar'a nedir bu olay dedim. O da ‘Benim adımı kim ortaya attı bilmiyorum. Olsa neden söylemeyeyim, başkasına söyleyeceğime önce sana söylerim, biz arkadaşız' dedi. Biz de iyi tamam dedik...’’

İyi bir aile kızıyla evlenirim

Hakan Ural, Hürriyet Gazetesi'nde ortaya çıkan Clup Manço'nun ortağı Sulhi Bey'le Sibel Can'ın ilişkisi konusunda şu değerlendirmeyi yaptı:

‘‘Sibel'le bir aydır görüşmüyorum. Bir tek iki gün önce Engincan'ın kulağı yırtılmış okulda, hastaneye gittim. Oradan hep birlikte Sibel'e gittik, konuştuk. O da bana Arena programında bir çete olayı meydana çıktığını, o yüzden Bodrum'a gittiğini söyledi. Gece ise ekranda bir altyazı gördüm ve üzüldüm diyemeyeceğim, şaşırdım. Pek fazla yorum yapmak istemiyorum. Şu saatten sonra o benim için bir Sibel Can, ben de Hakan Ural. Ama bu tarz haberler, Sibel'i bataklığa daha da itiyor. Ben bu durum karşısında Sibel'le hiç görüşmem, ama çocuklarımın her zaman yanında olurum, olmak zorundayım.’’

Ural, ayrıca bu saatten sonra Sibel Can'a karşı bir his taşımadığını belirterek ‘‘Bundan sonra bu sorulara cevap verecek olan insan kendisidir. Çünkü kendisini bu durumlara sokan yine kendisidir’’ dedi. Sibel Can'la bir daha birlikte olmasının mümkün olmadığını vurgulayan Ural, sanat dünyasından olmayan iyi bir aile kızıyla evlenebileceğini açıkladı.

12 yıllık evlilikleri boyunca Sibel Can'ı hiç aldatmadığını söyleyen Ural, Sibel Can'ın kendisini aldatıp aldatmadığı hakkında ise ‘‘Benim Allah'a inancım çok fazla, ben mümkün olduğu kadar elimden geleni yapar sonra Allah'a havale ederdim. Bu konuda da en sağlıklı cevap verecek olan Sibel'dir. Bunu da ona sorun!’’ dedi.