10 Temmuz 1998, Cuma




Mısır Çarşısı'nda facia: 7 ölü 120 yaralı

Tarihi çarşının girişindeki dönerci saat 14.15'te meydana gelen patlama ile savaş alanına döndü. Öğlen saati ve yağmur nedeniyle kalabalık olan çarşı girişinde 3'ü çocuk 7 kişi hayatını kaybetti. Yaralılardan bir çoğunun kolu, bacağı koptu. Patlamanın nedeni henüz belirlenemedi.

İstanbul'un göbeği, Eminönü'nde şiddetli yağmurdan kaçanların tıklım tıklım doldurduğu tarihi Mısır Çarşısı'nın girişindeki dönercide meydana gelen patlama faciaya yol açtı. Olayda 7 kişi öldü 10'u ağır 120 kişi yaralandı. Uzmanlar patlamaya, bomba, işyerindeki büyük buzdolaplarının motorundaki sıkıştırılmış gaz, ya da LPG tüplerinin neden olabileceğini, sonucun ayrıntılı araştırmadan sonra belli olacağını belirttiler.

Mısır Çarşısı'nın girişinin solunda, Güzide Öztütüncü'ye ait olan ve çocukları Hakan ile Selim Öztütüncü tarafından işletilen Ünlüoğlu Döner Büfesi'nde saat 14.15'te korkunç bir patlama oldu. Şimşek çakmış gibi kuvvetli bir ışığın ardından meydana gelen patlama, büfe ve Mısır Çarşısı'nın girişini savaş alanına çevirdi. Şiddetli patlamanın paramparça ettiği büfeden kopan parçalar şarapnel gibi dağılarak çevredekileri de yere serdi. Yaralıların bazılarının bacak ve kolları koptu. Patlamanın ardından Mısır çarşısı'nda da büyük panik yaşanırken, dışarı kaçmaya çalışanlar arasında ezilenler oldu.

Kan gölüne dönen patlama yerinde çığlıklar atan yaralılar, çevreden yetişen vatandaşlarca durdurulan araçlara bindirilerek, hastanelere gönderildi. Polis patlama yerini kordon altına aldı. Bu arada patlamanın hemen ardından 25-30 yaşlarında, 1.70-1.75 boylarında siyah ceketli, kumaş pantolonlu iki kişinin panik içinde Sultanhamam yönüne doğru kaçtıkları belirlendi. Eşkali belirlenen kişileri bulabilmek için polis bölgede araştırmalara başladı.

HASTANELER ALARMA GEÇTİ

Haberin duyulması üzerine Haseki, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Esnaf, Taksim İlkyardım, SSK İstanbul, Amerikan Hastaneleri ve İnternational Hospital hastaneleri alarma geçti. Haseki Hastanesi'ne kaldırılanlardan 7 yaşındaki Erdi Karaca ile 35 yaşındaki Beyhan Sürücü ve 60 yaşındaki Osman Nurhan, SSK İstanbul Hastanesi'ne kaldırılanlardan 4 yaşındaki Engin Tuncer ve 7 yaşındaki ağabeyi Ergin Tuncer, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılanlardan da 63 yaşındaki Fethi Çulpar hayatını kaybetti. Olay yerinde ölen kimliği belirsiz bir kişi de Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı. 120 yaralıdan üçünün Alman, üçünün Fransız, ikisinin Norveçli, ikisinin Iraklı, birinin de Romen olduğu bildirildi.

Büfedeki 7 tüp patlamadı

Patlamanın meydana geldiği dükkanda bulunan 7 adet İpragaz tüpün hiç hasar görmediği belirlendi. Patlamanın hemen ardından olay yerine gelen İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir ve İstanbul Cumhuriyet Başsavçcısı Ferzan Çitici uzmanların olay yerinde inceleme yaptığını belirterek, ‘‘İlk araştırmalarda bomba olduğuna dair bir bulguya rastlanmadı. Gaz sıkışması sonucu meydana gelmiş olması ihtimali kuvvetli.’’ dediler. Olay yerinde inceleme yaptıktan sonra hastaneleri gezerek yaralıların sağlık durumları hakkında bilgi alan Vali Kutlu Aktaş,yaralıların tüm ihtiyaçlarının ve masraflarının devlet tarafından karşılanacağını söyledi. Vali Aktaş, ‘‘Şu anda olayı üstlenen terör örgütü yok. Bomba patladığına dair emare bulunamadı. Nedenlerini arkadaşlarımız araştırıyor. Bombanın neden olacağı parça tesirinede rastlanmadı. Buzdolaplarında kullanılan gaz kaçağından olabilir. Tüpgaz kaçağından olabilir’’ dedi.

20 dakika sonra bir patlama daha olacak

Patlamanın ardından birçok yerde şüpheli paket ihbarları geldi. Gümüşsuyu'ndaki Almanya Başkonsolosluğu'nun önünde park edilmiş olan 34 MA 108 plakalı otomobilde bomba olduğu ve saat 15.30'da patlayacağı ihbar edildi. Ancak uzmanların yaptığı araştırmada otomobilde patlayıcı maddeye rastlanmadı. Sahibi belirlenemeyen otomobil parka çekildi. Eminönü'ndeki tramvay durağında bulunan şüpheli paketlerde bomba olabileceği ihtimali üzerine uzmanlar tarafından açıldı, ancak boş çıktı. Tam bu sırada 155 Polis İmdat Telefonu'nu arayan kimliği belirsiz bir kadın, ‘‘Aynı yerde 20 dakika sonra bir patlama daha olacak’’ dedi. Bunun üzerine polis ekipleri alarma geçerken, kadının telefon ettiği evin adresi belirlenerek ,baskın yapıldı. Yenibosna, Zafer mahallesi, Cami Sokak'taki iki katlı evde iki kişi gözaltına alındı.

Pandeli'de panik

Patlamanın meydana geldiği büfenin üst sağ tarafında bulunan ünlü turistik lokanta Pandeli'de büyük panik yaşandı. Her gün çok sayıda turistin yemek yediği ünlü Pandeli lokantasında, patlamadan hemen sonra, müşteriler, yan merdivenden boşaltıldı. ‘Dünyaca meşhur Türk restoranı’ diye bilinen Pandeli'de, öğle yemeği yiyen ve çoğunluğunu turistlerin oluşturduğu müşteriler, patlamanın sesinin duyulmasıyla, masalarından fırladılar. Neye uğradıklarını şaşıran müşteriler, restoran personeli tarafından yan merdivenden indirildiler. Patlamanın meydana geldiği Ünlüoğlu'nun üstüne rastlayan bölümün, depo olarak kullanıldığını belirten Pandeli çalışanları, yemek yenilen bölümün bir üst katta olduğunu söylediler.

Patlayanın ne olduğu belirlenemedi

Patlamanın olduğu Ünlüoğlu Büfe'de Terörle Mücadele Şubesi'ne bağlı bomba uzmanlarınca yapılan incelemeler sonunda herhangi bir bomba parçasına rastlanmadı. Uzmanlar, büyük bir ihtimalle patlamaya büfede bulunan çok sayıda LPG tüpünden sızan gazın yol açmış olabileceğini bildirdi.

İçişleri Bakanı Murat Başesgioğlu da Mısır Çarşısı'ndaki patlamanın bombadan kaynaklandığını gösteren bir bulgu olmadığını söyledi. Başesgioğlu, ‘‘İki defa araştırma yapıldı. Başka uzmanlar da çağırıldı. Ama yapılan keşiflerde bomba olduğuna dair bir bulgu yok. Yeni bir patlayıcı türü olur mu bilemem. Patlamanın olduğu dönerci büfesinde 7 tüpgaz varmış. Patlama, tüp gaz kaçağından meydana gelmiş olabilir. Patlamayı üstlenen örgüt de yok’’ dedi.

İpragaz yetkilileri ise, ‘Tüplerde yırtık yok. Patlamanın nedeni olamaz’ görüşünü savundu. Parçalar Adli Tıp’ta inceleniyor.

Ölü ve yaralılar

Olayda yaşamını yitiren 7 kişi:

Ergin Tuncer (3), Engin Tuncer (7), Erdi Karaca (7), Beyhan Sürücü (35), Fethi Çulpar (43), Osman Nurhan (60), kimliği belirlenemeyen 35 yaşlarında bir erkek.

Durumu ağır olan 10 yaralı:

İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi: İsmlet Çekinkaya (28), Haseki Hastanesi:İsmail Alver, Levent Sevil, Sercan Akan ve ismi belirlenemeyen bir kişi. SSK İstanbul Hastanesi: Dilek Guma, Mustafa Erkoç, Zeynep Yener (Kolu kesildi) Taksim Hastanesi: Vasili Vargaç (Romen uyruklu) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi: Birgül Tuncer (Yaşamını yitiren Ergin ve Engin Tuncer'in annesi)

120 yaralı:

Olayda yaralanan 118 kişiden 30'u İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde, 23'ü SSK İstanbul Hastanesi'nde, 35'i Haseki Hastanesi'nde, 6'sı İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde, 12'si Taksim Hastanesi'nde, 6'sı Vakıf Gureba Hastanesi'nde, 1'i Amerikan Hastanesi'nde, 2'si İnternational Hospital'da, 4'ü Esnaf Hastanesi'nde, 1'i Şişli Etfal Hastanesi'nd tedavi altına alındı.

Yaralıların isimleri

CERRAHPAŞA
Tıp Fakültesi Hastanesi: Gökhan Alıcı, Şükran Aktunç, Gülcan Atıcı, Nurgül Binici (5), Ramazan Burkut, Hatice Civelek, Şahizar Çataloğlu, Hasan Çekiç, Hacer Çelik, Bektaş Döner, Ayşe Duman, Seher Erdemir, Ayşe Güler, Sabahat Hasanoğlu, Meliha Hasanoğlu, Metin Kaya, Müzeyyen Keskin, Nevzat Metin, Ayşe Şirin, Alpaslan Toksöz, Birgül Tuncer, Mustafa Uysal, Fatma Vardar, Onur Yazan, Rüstem Yörükoğlu, Cemal Uygun, Sebahat Uzunoğlu, Fransız aile: Clement Demarthe, Beatrice Demarthe, Paulin Demarthe

SSK

İstanbul Hastanesi: Cemil Altunç, Büşra Altunç, Hatice Aktunç, Emine Ateş, Nesrin Aydın, Şükrü Aydın, Sinan Aydın, Nurgül Birinci, Nevin Birinci, Hakan Çekiç, Döne Çelik, Güner Şentuna, Nurhan Güneş, Mustafa Erkoç, Arzu Yüksel, Ercan Şentürk, Aydın Topal, Ümit Şaroğlu, Dursun Torun, Murat Torun, Nuran Temel, Nesrin Toprak, Güneş Yuman

TAKSİM

Hastanesi: Ayfer Aslan, Soner Aslan, Halil Altunış, Hasret Güner, Mustafa Hacısalihoğlu, Yunus Öztekin, Alper Kesim, Recep Öztütüncü, Alman uyruklu Pascal Uraberg, Anetta Uraberg, Melanie Uraberg ve kimliği belirlenemeyen Romen uyruklu bir kişi.

HASEKİ

Hastanesi: Engin Çulpan, Sadun Kolotaraf, Sercan Taşkıran, Selnur Yıldız, Sadiye Karaca, Pervin Kınalı, Yasin Kara, Ayşe Kara, Fatma Hoşgör, Shohen Roshin, Belgin Güner, Nuray Güman, Mehmet Çolak, İsmail Alver, Osman Buran, Firuzan Meral, Emrecan Ersoy, Mehmet Karagöz, Cihan Alpan, Saadet Yanar, Sabri Kaya, Gülay Ersoy, Mustafa Yurttaş, Hatice Güneş, Güner Öcal, Handan Koşay, Mustafa Birinci, Faruk Mortay, Ramazan Haktanır, Sadi Kök, Özge Hamar, Özge Ulusoy, İbrahim Avcı, Levent Sevil, Sercan Akan.

İSTANBUL

Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi: Çiğdem Aşar, Şadiye Aşar, Duran Öztürk, İsmet Çetinkaya, Yıldız Marallı ve Romen uyruklu Vasili Vargaç.

VAKIF

Gureba Hastanesi: İsmail Sarıkaya, Murat Uçar, İnönü Uçar, Bahri Şahin, İbrahim Hasanoğlu ve Hüseyin Toktaş.

AMERİKAN

Hastanesi: Mürüvvet Yelmen.

INTERNATIONAL

Hospital: Aziz Sucu ve oğlu Ali Aziz Sucu

ESNAF

Hastanesi:İlknur Kanlı, Adem Aydoğmuş, Alper Kuçar, Sinan Kaya

ŞİŞLİ

Etfal Hastanesi: Yüksel Kalkan.

Sanki büfeden dışarıya ateş açılmış

Uzmanlar öğle saatinde çok kalabalık olan büfedeki ısının döner ateşi nedeniyle çok arttığına dikkat çekerek, sıcak bir yaz gününde üstelik de döner ateşi nedeniyle aşırı ısınmış bir ortamda en ufak bir gaz sızıntısının büyük patlamaya yol açabileceğini belirttiler. Uzmanlar şunları söylediler: ‘‘Bu tür dönerci büfelerinin çoğu dar mekânlar. İçeride öğle saatlerinde çok insan oluyor. Yeterli havalandırma da yok. Bu olayda da yağmur nedeniyle gelen müşteri sayısı artmış. İçerisi büyük ihtimalle çok sıcaktı. Böyle bir durumda bir gaz sızıntısı olmuşsa, bir anda patlama meydana gelmiştir. Bu parçalar ok gibi dışarı fırlamış. Yani büfeden sanki ateş açılmış gibi dışarıya çok sayıda metal, tahta ve cam parçalar fırlamış. ’

İki yavrusunu kaybetti

Patlamadan sonra Mısır Çarşısı'nın asırlık duvarlarını kan ve çığlıklar kapladı. 7 yaşındaki Engin ve 3 yaşındaki kareşi Ergil, anneleri Birgül Tuncer ile birlikte alışveriş için Mısır Çarşısı'na gitmişlerdi. Patlama olduğunda kırık kuklalar gibi cansız yere serildiler. Patlayan bomba mı tüp mü her ne ise artık onlar bunu merak etmiyorlardı. Yaralıların çektiği acıdan da habersizdiler. İlk koşanlar iki kardeşi önce küçük mankenler sandılar. Sonra seslendiler birbirlerine ‘‘bunlar çocuk’’. Anneleri az ileride kanlar içinde yatıyordu. ‘‘Çocuklarım nerede’’ diyemedi çünkü ağır yaralıydı ve yoğun bakıma kaldırıldığında iki yavrusunu yitirdiğini bile bilmiyordu. Bir çocuk ise alçıdaki bacağının şaşkınlığı içinde... Yaşadıkça anımsayacağı, belleğinden belki de hiç kazıyamayacağı bir dehşeti yaşıyor.

Kızkardeşinin, çocuklarıyla birlikte Mısır Çarşısı'na alışverişe gittiğini bilen Hasan Yetişen ise yeğenlerini SSK Hastanesi'nin morgunda buldu. Evet, yine suçsuz, yine günahsız insanların, yine sıradan, kendi halinde, yaşamlarını sürdürmekten başka amaçları olmayan insanların başına gelmişti ne geldiyse...

İnsafsız sürücülere vatandaşlardan tepki

Patlamanın ardından büyük bir kargaşanın yaşandığı Eminönü meydanında, ilk şaşkınlıklarını üzerlerinden atanlar hemen yaralıların yardımına koştu. Kolları, bacakları parçalanmış, kan içinde inleyen yaralıları hastaneye yetiştirme çabasındaki vatandaşlar, yoldan geçen otomobilleri durdurmak istediler. Ambülansların trafik yüzünden ulaşması gecikince yaralıları almak istemeyen sürücülerle vatandaşlar arasında tartışmalar çıktı. Yaralıları almayan şoförler vatandaşlar tarafından otomobillerinden indirilerek tartaklandı. Bu sürücülerden biri linç edilmek istenirken polis tarafından kurtarıldı. Polisin havaya ateş açması üzerine dövülen sürücü olay yerinden kaçtı. Bu arada vicdansız sürcülerin araçları da tahrip edildi. Olayların trafiği aksatması üzerine polis müdahale ederek trafiği açtı ve yaralıların hastanelere yetişmesini sağladı.

Yaralılara ücretsiz tedavi

Hastaneleri dolaşarak yaralıları tek tek ziyaret eden ve doktorlardan sağlık durumları ile ilgili bilgi alan Sağlık Bakanı Halil İbrahim Özsoy, yaralıların bulunduğu hastanelerde, haftasonu bütün personelin tam mesai yapacağını belirtti. Hastanelerde, 8'i yabancı uyruklu toplam 120 yaralı olduğunu açıklayan Özsoy, tedavi için hiç bir ücret talep edilmeyeceğini söyledi. Daha sonra patlamanın olduğu Mısır Çarşısı'na giderek incelemelerde bulunan Özsoy, ölenlerin ailelerine başsağlığı diledi.

İtfaiye hemen yetişti

Tarihi Mısır Çarşısı'nın girişindeki büfede meydana gelen patlamadan hemen sonra olay yerine yetişen itfaiye ekipleri gerekli her türlü önlemi aldı. Çıkabilecek bir yangın ya da yeni bir patlamaya karşı çevre boşaltıldı. Vatandaşlar çalışmaları belli bir uzaklıktan izlerken, itfaiyeciler dikkatli bir şekilde enkaz kaldırıp, önlem aldılar.