![]() 28 Haziran 1998, Pazar |
![]() |
![]() |
Röportaj Gülden AYDIN
İntihar geliyorum der
14 yaşındaki lise öğrencisi Alp Cenan Yuğaç ile 17 yaşındaki Aslı Yardımcı'nın intiharı, herkesi çok etkiledi. O yaşlarda çocukları olan anne babaları tedirgin etti. Gençlik Psikiyatristi Serdar Serdaroğlu'yla gençlerin ve ebeveynlerin haleti ruhiyesini, intihar nedenlerini mercek altına aldık. Tablonun hiç de iç açıcı olmadığını gördük. İntiharın o kadar çok nedeni vardı ki. Yine de intiharın ‘‘geliyorum’’ dediğini, önemli olan bu sesi ebeveynin duyması olduğunu, aile içi iletişimin ne kadar önemli olduğunu gördük.
14 yaşındaki A.Cenan Yuğaç ile 17 yaşındaki Aslı Yardımcı'nın birlikte intiharını nasıl değerlendirdiniz?
- Bir genç için intiharın anlamı, bizimkinden farklı. Ölüme bir çare, çözüm, rahatlama olarak bakıyorlar. Herhangi bir sıkıntı, huzursuzluk, problem hissettiği anda intiharı ilk çözüm olarak düşünebiliyor. Bu, gencin geçirdiği ergenlik döneminin psikolojik ve sosyal yapısından geliyor. Kimliğin, değerlerin oluşmadığı bir dönem... İntiharda, beynin serotonin sisteminin bozukluğunun etkisi vardır. Genetik hastalıklar da büyük etken.
Alp Cenan'ın şizofren olduğu belirtildi?
- Şizofrenin intihar oranı düşüktür.
Uçma, meydan okumadır
İntiharın acısız ve estetik olan biçimi değil de yüksek yapıların seçilmesinin özel bir nedeni var mı?
- Belki de yokoluş sürecini yaşamak, boşlukta uçmak; narsisistik boyut. Uçma, yer çekimine meydan okuma duygusuyla ilgili. Narsisistlerin benlik saygıları ve güven duyguları düşüktür. Genel hayat çizgilerini takip ederseniz, kendilerini tahrip eden insanlardır.
Genç hastalarınız, hangi problemlerle geliyorlar?
- Öncelikle depresyon. Gencin yaşı ve grup ilişkilerinde sorunları var. Sağlıklı grup ilişkileri kurabiliyorsa, intiharı engelliyor. Sıkıntısını ebeveyniyle değil, akranlarıyla paylaşıyor. Çünkü akranı da benzer sorunları yaşıyor, yalnız olmadığını görüyor. Bu da intiharı engelliyor.
Ya akranlar sorunluysa, grup sağlıksızsa?
- Grup içi dinamik tahrip edici ve insan varlığına zarar verici nitelikte olsa bile genç, grubun normlarına uyarak sıkıntılarını azaltıyor. Suç işleyerek mesela. Grubun sağlıklı olup olmadığı çok önemli. Bu nedenle gruplara yönelik sosyal rehabilitasyon programları mutlaka yapılmak zorunda. Sosyal çalışma uzmanlarından psikologlara, psikiyatristlere kadar uzanan büyük bir ağın kurulması gerekiyor. Gençlerin birarada bulunabilecekleri yapıların Türkiye'de pek fazla olmadığını görüyoruz. Hamburgercilerde sabahtan akşama kadar oturuyorlar. Kulüpler yok. Olsa iki türlü sorun çıkacak. Ya mafya el atacak ve toksik madde satışı başlayacak ya da adli kurumlar işe karışacak. Toplumun demokratikleşmesiyle ilgili bir süreç ama gençlerin kendilerini ortaya koyacağı alanlar yok.
Ortak yan umutsuzluk
Satanizm gibi yıkıcı örgütlenmeler, varoş gençlerinde değil, üst sınıfın çocuklarında görülüyor?
- Tahrip edicilik örneklerini Ataköy'deki evlerde gördüm. Çocuklar evlere giriyorlar. Hiçbir şey çalmadan bütün eşyaları kırıp döküyorlar. Sonra da ortalığa kakalarını bırakıp gidiyorlar. Seçilen evlerin, grup içindeki gençlerin evleri olduğunu da biliyorum. Evin kapısını kendi çocuklarının açtığını gördüm. Çocuğun anne babasına tepkisi var. Satanist, majik (büyüsel) ya da politik gruptan olsa da ortak yan, umutsuzluk. Geleceğe ilişkin umutsuzluğun yoğun bir öfkesi var. Bu öfke nedeniyle bulunduğu grubun ritüeline eşlik eder.
Ama eğitimsiz ve sınıf atlama şansı olmayan gencin umutsuzluğuyla kolejli gencin umutsuzluğu aynı mı?
- Farklı elbette. Ama duygusal platformda baktığınızda çok benzer temalar var. Hayatta elde edebilecekleri herşeyden artık zevk alamayacaklarını düşünüyorlar. Ne isteyebilir?
Ataköy'deki çocuk için herşey var. Ama ne yok? Aile içi iletişim. Bu nedenle yaşamanın bir anlamı yok.
Ailelerin despot olduğunu sanmıyorum. Tam tersi olduğunu düşünüyorum.
- Doğru, tam tersi. Ama ailelerin paylaşma, dinleme, arkadaşlık, empati dediğimiz onu hissedebilme duygularının olmadığını görüyoruz.
Aşırı kontrolcu sistem
Otoritesiz, herşeyin çok eşit olduğu ailelerin çocuklarında, uyuşturucu ya da majik eğilimler görüyoruz?
- Genç, çok özgür gibi görünüyor. Ama alttan alta davranışları kontrol etme gibi pasif mesajlar veriliyor. Bir insanı kontrol etmek, ‘‘yapma, etme’’ demek değildir. Mimiklerle de kontrol edersiniz. Aşırı derecede kontrolcü, özerkliğe hiç izin vermeyen, kendi değerlerinin çocuğu tarafından olduğu gibi benimsenmesini isteyen, demokratmış gibi görünen aileler var.
Ama zorlayıcı olmayan ebeveyne rağmen gencin girdiği çıkmazlara ne demeli?
- Suçluluk duygusu yaratan yaptırımlar daha acı. Fiziksel acıyla terbiye etmek, psikolojik acıyla terbiye etmek kadar tehlikeli değil. Köy çocuklarının bireysel otonomisinin, büyük şehirlerdeki entelektüel aile çocuklarından daha fazla olduğunu düşünüyorum. Köyde yasaklamalar dayakla geçiştiriliyor ama bireysel bağımsızlık bozulmuyor. Eğitimli, belli felsefelerle tanışmış ebeveynlerde aşırı kontrolcü bir sistem olduğuna inanıyorum. Düşünceleri, inançlarıyla davranışları arasında ilişkisizlik var. Çocuk onların istediği gibi davranırsa eğer gurur duyuyorlar.
Alman Lisesi'ni kazanmış, başarılı evladının intiharını anlayamıyor öyle mi?
- Ama bu yetenek sorunu değil. Çocuk yetenekli zaten. Çocuktaki, umutsuzluk bence. Yapılan bir araştırmada, intihar eğilimi olanların birçoğunda depresyon bulunamadı. Ama umutsuzluk ölçekleri uygulandığında, çok yüksek oranda bulundu.
Hastalarınızdan intihar eden oldu mu?
- Oldu, maalesef. Midemize oturuyor.
Evdeki getto
İntihar eden gençleri belli kategorilerde toplamışsınızdır?
- Amerikan Psikiyatri Birliği'nin çıkardığı derginin 1998 yılı sayısında Norveçliler, ‘‘Bugüne kadar depresyona baktık. Acaba stres faktörleri neler olabilir’’ demişler. İntihardan iki hafta öncesinin belirgin streslerini araştırmışlar. Sevgiliyle çatışmanın ardından intihar girişimi çok fazla. İkinci sırada ebeveyn problemleri yer alıyor. Gencin bütün bu streslere karşı intiharı çözüm olarak getirme şansı yüksek. Okullarda disiplin problemi yaşayan, kanunlarla çatışma yaşayan gençlerin intihar girişimi çok fazla. Eleştirilmeyi, değişim için çaba göstermeyi benimsemez bu tip gençler. Okullar her defasında değişse de kendi istediği okula gitse de disiplin problemi yaşar. Sorun içsel çünkü. Çocukluğunda ebeveyn tarafından hep engellenmiş gençler iktidar, kural koymuş sistemle çatışıyor. Genç hep fevri hep protestocu olmak zorunda kalıyor. Rolden role geçiş problem oluyor.
Okulda öğrenci olan genç, evde evlat rolünü nasıl oynuyor?
- Eve dönmek istemediklerini söylüyorlar. Varoş ailesi için geçerli olmayan ortak yönlerini saptadım. Evin içinde bir getto kuruyor. Kapısını kapatıp kalesine giriyor. Yemeğini yiyip odasına kaçıyor. İletişimsizlikten kopup kendine özgü iletişim ağına geçiyor. Telefonla konuşuyor saatlerce. Telefon faturasından şikayet eden ebeveynlerden, çocuğun sıkıntısının çok fazla olduğunu anlıyorum. Telefonla rahatlıyor. Çocukluğundaki oyuncak ayı gibi...
Anne babasının olanaklarını nefretle sonuna kadar kullanan hastalarınız vardır?
- Evet. Görüşmeler ilerledikçe, anlattıkları nefretin yerini, onlardan ne kadar derin sevgi beklentisi içerisinde olduğu alıyor. Nefret, hayal kırıklığından oluyor. Hayal kırıklığına uğramamak için, hayal kırıklığına uğratanı değersizleştiriyor. Bu yöntemlerden biri de nefret etmek. Ebeveynin olanaklarını sonuna kadar, acımasızca kullanmak da savunma!
İntihar 15’inde başlıyor
İyi okulda iyi öğrenci Alp Cenan ve Aslı'nın başarısızlığı nedir?
- Başarı duygusu ayrı şey. Çocukluğundan beri disipline alışmışsa başarılı olacaktır. Ama bu başarı kendisine bir süre sonra anlamsızlık, hiçlik veriyorsa, uzaklaşmaya başlayacak. Cenan henüz 14'ünde. Psikiyatrik olarak intihar 15'inde başlıyor.
Satanist hastalarınız oluyor mu?
- Evet. Bana söyleyenler oldu. Şeytan'ı bütün dinlerin kötü nitelemesine karşılık iyiliğin temsilcisi olduğunu söylüyorlardı. Benim konuştuğum çocuklar, bazı soruları cevaplayamıyorlardı. Gruplarında felsefi boyuta oturtmuşlar vardı. Ama benim hastalarım pek bu seviyede değillerdi.
Onlarda intihar eğilimi var mıydı?
- Benim gördüklerimde vardı. Yaşına uygun davranışlarda sorun yaşayan, kendilerini kesme eğilimi ya da küçüklükte cinsel tacize uğrayan gençlerde intihar olasılığı yüksek.
Psikiyatrik hastalıklar arttı
İntiharların çoğalması, kitle iletişim araçlarının yaygınlığı nedeniyle mi çokmuş gibi gözüküyor, yoksa bir artış mı var?
- Medyayla daha çok duyar olduk. Fakat son çalışmalarla ortaya çıktı ki 20. yüzyılın son çeyreğinde dünyada psikiyatrik hastalıklar arttı. Bu da intiharın temelini oluşturuyor. Toplumların eşit bir sosyal organizasyona geçememeleri intiharı artırıyor.
Yani intihar ‘‘geliyorum’’ diyor?
- Evet. Ayrıca ilgi çekmek için intihar girişiminde bulunanlar, haber vererek intihar edenler önemsenmiyor. Bir kişi, isteğini yaptırmak, nüfuzunu artırmak için de olsa, intiharı bir davranış biçimi olarak kullanıyorsa o kişi intihar risk grubundandır. İntiharı tehdit olarak kullanıp stresten kurtuluyorsa, intihara eğilimlidir, psikiyatra gitmelidir.
ANNE BABA DİKKAT
Ebeveynler, sürekli okuliçi problemler yaşayan, çevresiyle ve arkadaşlarıyla çatışan öfkeli gençlere dikkatli olmalılar.
Panik atak gibi hastalıkların ne olduğunun bilinmesi gerekiyor. Her yaşta intiharı gündeme getirecektir çünkü.
Madde kullanan gençlerin de anne babalarının dikkatli olmaları lazım.
Çocukluk çağının psikiyatrik hastalıkları vardır: Dikkat eksikliği, dürtüsel davranışlar, para çalma, evden kaçma... Küçüklükten itibaren hayvan öldürmeye başlar çocuk. Aile rahatsız olur ama masumane bakılır. Oysa bunlar, ilerde intihar riskinin habercileridir.
GENÇLER DİKKAT
Yapmanız gerekenlerde zorlanıyorsanız, zevk aldığınız şeylerin geçmişe göre azaldığını hissederseniz, ebeveyni uyarın. Temelde psikiyatrik hastalık varsa, strese tolerans gücü düşük oluyor. Genç, işe güce dalan ailesini uyarıp kendini anımsatsın. Tahrip edici, şiddet eğilimi fazla arkadaşlardan uzak dursun. Dışarıya yönelik şiddet, bir süre sonra kendisine yönelecek şiddetin ön habercisidir. Şiddetten hoşlanmak, bir haz biçimidir. Haz için yaşamak, uyuşturucu kullanmak kendini öldürmeye giden bir yoldur.
Nasıl tedavi edilecek
İntiharlar genetik, hormonal ya da doğum sırasındaki travmadan, ateşli hastalıklardan kaynaklanıyor. Bozulan yapı, psikiyatrik olarak tedavi ediliyor. Ama önemli olan, psikiyatrik risk gruplarına psikiyatrik ve pisikolojik yardımların götürülmesidir. Bu durum intiharların da önüne geçecektir. Psikiyatride de koruyucu hekimliğin getirilmesi gerekiyor. Psikolojik otopsi dediğim kavram da bu nedenle gündeme geliyor.
Sağlıklı grup ilişkileri kurabiliyorsa, intiharı engelliyor. Sıkıntısını ebeveyniyle değil, akranlarıyla paylaşıyor. Çünkü akranı da benzer sorunları yaşıyor, yalnız olmadığını görüyor. Bu da intiharı engelliyor.
Suçluluk duygusu yaratan yaptırımlar daha acı. Fiziksel acıyla terbiye etmek, psikolojik acıyla terbiye etmek kadar tehlikeli değil. Köy çocuklarının bireysel otonomisinin, büyük şehirlerdeki entelektüel aile çocuklarından daha fazla olduğunu düşünüyorum.
Psikiyatr Serdar Serdaroğlu, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nin çeşitli bölümlerinde çalıştı. ABD'de ‘‘Düşünsel Bozukluklar Merkezi'nde bir süre çalıştıktan sonra, 1990'da Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Gençlik Psikiyatrisi Bölümü'nü kurdu. 11-20 yaş grubundaki ergen hastaların geldiği bu bölümde sekiz yıl görev aldı. Serdaroğlu, birkaç aydır serbest psikiyatristlik yapıyor. |