28 Haziran 1998, Pazar




2. Naim operasyonu
Celal DEMİRBİLEK

Türk asıllı Dünya ikincisi halterci Ekrem Celil'i, Bulgar pasaport polisi bir süre Türkiye'ye girmesine izin vermek istemedi. Bulgar polis daha sonra Türk topraklarına girip elleri ile Ekrem'i Türk polisine teslim etti.

Bulgarlar'ın dünya halter kaynağı Kırcali'nin dağ köyünde bulduğu ve ikinci Naim dedikleri Türk asıllı Ekrem Celil'in Halter Federasyonu tarafından Türkiye'ye getiriliş operasyonunu HÜRRİYET adım adım izledi. Üç yıl önce Halil Mutlu'nun ‘‘Kırcali Arda kulübünde Naim ve benim veliahtım olacak bir Türk çocuğu yetişiyor’’ dediği Ekrem Celil, cebinde TC vizeli pasaportu olmasına rağmen Malko Trnova sınır kapısında endişeli saatler yaşadı.

TEK TANIK HÜRRİYET

Kırcali- Burgaz- Dereköy üçgeninde yaşanan olayların tek tanığı HÜRRİYET'ti. Bulgarların ünlü antrenörü İvan Abadjiev'in gözünün içi gibi baktığı ancak Türkiye'de işinin bozulmasından sonra ‘‘Bulgaristan'da emek vereceğim, sonra günün birinde o da diğer Türk asıllı halterciler gibi Türkiye'ye kaçacak’’ diyerek Türk halterine yar olmaması için pasaportunu elinden aldırttığı Ekrem Celil'in Türk halterine kazandırılması için başta Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Yücel Seçkiner, Gençlik ve Spor Genel Müdürü Tevfik Sarpkaya, Halter Federasyonu Başkanı Kenan Nuhut ve manevi babası olan Kütahya Spor İl Müdürü Muhittin Yıldız'ın büyük rol oynadığı operasyon Kırcali baraj gölünde başladı.

GÜNDÜZ KAYIKÇI GECE PASPASÇI

Göl tesislerinde gündüz deniz bisikletlerini suya indiren ve kayıkçılık, gece Aspezos Oteli'nin diskosunda paspasçılık yapan Ekrem Celil'in bir ay önce HÜRRİYET'te ‘‘Nolur beni kurtarın’’ başlığı ile yayınlanan haberi üzerine Halter Federasyonu Başkanı Kenan Nuhut ile Kütahya İl Spor Müdürü Muhittin Yıldız, bu operasyonu başlatırken, ‘‘Seni Türkiye'ye götürmeye geldik, hazır mısın?’’ dediklerinde 10 dakika içinde valizlerini hazırlayıverdi. Ancak tek endişesi vardı. Pasaportu elinde değil, antrenörü Valentin İvanov Gemiciev'in evinde tutuluyordu. Antrenörü hiçbir sorun çıkarmadan ‘‘Ekrem'in Türkiye'ye gitmesine üzülürüm ama o Türkiye'de Olimpiyat şampiyonu olacak’’ diyerek pasaportu verdi.

EKREM'İM SİZE EMANET

Pasaportunu cebine koyan Ekrem, ailesinin yaşadığı Çiftlik köyüne gitti ve ‘‘Ana.. Ben bugün Türkiye'ye gidiyorum. Elinizi öpeyim’’ dediğinde ailesinin sevinç gözyaşları adeta dere olup akmaya başladı. Başkan Nuhut, ayda 58400 leva (8.5 milyon lira) ile geçinmeye çalışan 14 kişilik aileye bir yıllık para bıraktı.

Ekrem'in anası gözyaşları içinde Nuhut ve Yıldız'a ‘‘Ekrem'im önce Allah'a sonra size emanet’’ diyerek gönül rahatlığı ile Türkiye'ye gitmesine izin verdi.

Pasaportu cebinde Ekrem'in vize işlemini Sofya Büyükelçimiz Tahsin Burcuoğlu ile Burgaz Başkonsolosumuz Babür Hızlan çabuklaştırıp ekip Malko Tırnova hudut kapısına doğru yolalırken, Ekrem tir tir titriyordu. Sürekli olarak ‘‘Başkanım Bulgarlar beni askerlik yapmadın diye salmazlarsa ben ne yaparım’’ diyordu. Korktuğu da başına geldi.

Bulgar pasaport polisi Ekrem'i vizeli pasaportuna rağmen soru yağmuruna tuttu. Okuma yazma bilmeyen Ekrem bu soruları zorlanarak yanıtlarken, bir ara ana ve babasının adını, kardeşlerinin sayısını unuttu. Bulgar polisi sıkıştırmaşa başladı. ‘‘Pasaport sahte olabilir. Sen Kırcali'de yaşıyorsun Burgaz konsolosluğundan bu kadar çabuk nasıl vize alabildin? Yaşın da çok küçük. Türkiye'de kimlerin var. Kimin yanına gidiyorsun’’ derken bir başka polis, ‘‘Sen yoksa sporcu musun?’’ deyince Ekrem ‘‘Hayır ben sporcu değilim’’ yanıtını verdi ama bir başka polis de ‘‘Senin ensen kalın yoksa güreşçi ya da dövüşcü müsün?’’ dedi.

Uzun süre hudut kapısında alıkonulan ve ‘‘Bu çocuğun Türkiye'ye çıkması sakıncalı’’ denilince bir odaya alınan Kenan Nuhut, Bulgar polislerini ikna edince bu kez işlemleri yapan Bulgar polisi, herkesi hayretler içinde bırakarak ‘‘Ben bu çocuğun çıkışına yapacağım ancak bu çocuğu Türk tarafı kabul etmez. Bu kadar kısa sürede alınan vizenin sahte olup olmadığı araştırılır.

Ben sizinle Türk tarafına geçip, olayı sizin Türk polisinize anlatıp yardımcı olayım’’ dedi ve Ekrem, Bulgar polisi nezaretinde Türk topraklarına geçip, Ekrem'i Türk polisine elleri ile teslim etti. Ve bu operasyonda mutlu bir şekilde sona erdi.

O ilaç, protein nedir bilmez. İdrarı temizdir

Türk asıllı 62 kilo haltercisi Ekrem Celil'in antrenörü Valentin İvanov Gemiciev, Başkan Kenan Nuhut'a, ‘‘Ekrem'i ben yetiştirdim. O benim evladımdır. Bulgaristan'da imkansızlıklar içinde onu buralara getirdim. O ilaç, vitamin, protein nedir bilmez. Doping yapmadım. Size kanı ve idrarı tertemiz olarak teslim ediyorum. Ekrem Türk mayosu içinde Olimpiyat şampiyonu olacaktır. Ben buna inanıyorum’’ dedi.

EKREM’İN ÖYKÜSÜ

‘‘NOLUR BENİ KURTARIN’’ DEMİŞTİ

Bir ay önce Ekrem Celil'in köyünde yaptığımız röportaj, HÜRRİYET'te ‘‘Nolur beni kurtarın’’ başlığı ile yayınlanmıştı. O gazeteyi annesi Attiye koynuna soktu.

KAYIKÇI EKREM

Kırcali'nin baraj gölündeki tesislerde deniz bisikletlerini suya indiren Ekrem Celil'e bu iş için sadece öğle yemeği veriliyormuş.

GÖZ YAŞARTTI

Çiftlik köyünde annesi Attiye babası Halil İbrahim'in elini öpüp helalleşen Ekrem gözyaşları ile Türkiye'ye uğurlandı.

GÜLE GÜLE EKREM

Ekrem Celil köye geldiğinde hava kararmıştı. Ailesi ve köylüleri onu Türkiye'ye uğurlarken, arkasından ‘‘Seni buraya dünya şampiyonu bekliyoruz’’ diye bağırdılar.

FORMAYI HUDUTTA GİYDİ

Türk topraklarına geçer geçmez üstündeki elbiselerini çıkarıp, Türk Milli Takım forma ve eşofmanlarını giyen Ekrem mutluluktan uçuyordu.

HAYATIMI HÜRRİYET DEĞİŞTİRDİ

Türk asıllı Ekrem Celil, Türkiye'ye geldiğinde HÜRRİYET Gazetesini ziyaret etti. ve ‘‘Hürriyet Gazetesinde çıkan haber benim hayatımı değiştirdi’’ dedi.