11 Mart 1998, Çarşamba




Kürşat'a kral muamele
Mustafa YİĞİT / ANTALYA

Burdur Cezaevi'nden arkadaşı Ali Oymak'la birlikte firar eden Kürşat Yılmaz'ın, müthiş imtiyazlı bir hapishane hayatı olduğu ortaya çıktı. Firardan sorumlu tutularak tutuklanan cezaevi müdürü ile iki yardımcısı, ifadelerinde ünlü babanın anahtarı kendisinde olan bir koğuşta kaldığını, pek çok ünlünün kendisini ziyaret ettiğini, istediği zaman da dışarı çıktığını söylediler.

Kabadayı Kürşat Yılmaz ve arkadaşı Ali Oymak'ın 16 şubat günü Burdur Cezaevi'nden firar etmelerinden sorumlu tutulan Cezaevi Müdürü İbrahim Bülbül ile yardımcıları Ferhat Özkan ve Zihni Güngör'ün tutuklu yargılandıkları duruşmadaki şok itiraflarını, hha muhabirleri ele geçirdi. Cezaevi yöneticilerinin ifadeleri, Kürşat Yılmaz olayındaki akıl almaz gerçekleri gözler önüne serdi.

Burdur Asliye Ceza Mahkemesi'nde 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan müdür ve 2 yardımcısı, cezaevinde görevli uzman çavuş Numan Güvenir tarafından özel otomobille hastaneye götürülme bahanesiyle kaçırılan Kürşat Yılmaz ve Ali Oymak'ın, ‘‘torpilli mahkum’’ olduğunu söylediler. Yılmaz'ın bakanlık emriyle anahtarı kendisinde bulunan özel koğuşta kaldığını, dilediği an cezaevinden dışarı çıkabildiğini anlatan sanıklar, firari kabadayıyı ziyarete gelenler arasında üst düzey kişilerin bulunduğunu bildirdiler.

ÇOK KORKUYORDUK

Burdur Cezaevi Müdürü İbrahim Bülbül, geçen cuma günü gizlice yapılan ve tutuklandığı duruşmada, tutanaklara geçen ifadesinde şunları söyledi:

‘‘Kürşat Yılmaz ve Ali Oymak'ın gelmesiyle büyük baskı altına alındık. Bizim bu mahkûmlara karşı tavizkar davranmamız, psikolojik etki altında kalmamızdan kaynaklanmıştır. Bunlar cezaevinde kaldığı süre içinde bir çok sıkıntılar çektik, kimse bize yardımcı olmadı. Bu durumları bakanlığa veya üst düzey yöneticilere korkumuzdan bildiremedik. Yarın öbürgün bize bir şey olsa, çoluk çocuğumuza kim bakacak diye düşündük.’’

MÜFETTİŞİ TEHDİT ETTİ

Kürşat Yılmaz'ın firardan birkaç gün önce cezaevinde araştırma yapan bakanlık müfettişi ile tartıştığını ve kendilerini tehdit ettiğini söyleyen Bülbül, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘‘Müfettiş geldiğinde özel kişilerin kaldığı odayı görmek istediğini söyledi. Kürşat Yılmaz ve Ali Oymak, koğuşlarına gittiğimizde müfettişe karşı ölüyü diriyi sinkaf etti. 'Gözünüzü bana mı diktiniz?' dedi. 'Bayrampaşa Cezaevi'nde teröristler karı koca yatıyorlar' dedi. Müfettiş Bey'e, 'Buraya ne amaçla geldiniz, önce Bayrampaşa'yı gidin düzeltin' diye konuştu. Müfettiş Bey de, 'Ben gelmedim, müdür bey getirttirdi' deyince, Kürşat Yılmaz ve Ali Oymak bana, 'Sen niye getirtiyorsun' diye çıkıştı. Ben ise bir şey demedim. Orada daha başka olaylar meydana gelebilirdi.’’

ÜNLÜ ZİYARETÇİLER

Bülbül, ifadesinde şöyle dedi: ‘‘Bunları ziyarete gelenler arasında, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Hayrettin (Gökdemir), Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı olduğunu söyleyen biri, Berberoğlu (Eski Erzurum valisi Oğuz Berberoğlu) soyadlı bir vali, Necati Özdemir (Eski Bayrampaşa Cezaevi Savcısı), belediye başkanları da vardı. Ayrıca Hayrettin Ertekin adlı bir kişi geldi. Ben bu kişiyi Hüseyin Turgut'la Ceza ve Tutukevleri Genel Müdürlüğü makam odasında görmüştüm. Gelenler üst düzey yetkili kişiler olduğu için psikolojik bir baskı altındaydık. Baskı korkuyla birleşince, bu sanıkların cezaevindeki tutum ve davranışlarına, tüzük ve yönetmeliklere ve genelgelere aykırı müsamahada bulunduk. Bunları diğer mahkûmlarla bir arada bulundurmak, havalandırmak mümkün değildi. Bunlara cezaevinde herhangi bir şey olsa, ülkenin gündemi değişebilirdi.’’

KAÇIŞ GECESİ

Kürşat Yılmaz ve arkadaşının firar ettiği gece nöbetçi olan ve olaydan hemen sonra tutuklanan Burdur Cezaevi 2'nci Müdürü Ferhat Özkan da, ifadesinin büyük bölümünü, firarın nasıl geliştiğini anlatmaya ayırdı. Özkan, şöyle dedi: ‘‘Olay gecesi saat 24.00- 08.00 arasında nöbetçi müdürdüm. Ben cezaevine geldiğimde cezaevi koğuşlarını teslim almadan önce hükümlü bulunan sanıklar Kürşat Yılmaz ve Ali Oymak, nizamiyenin arkasında yeni yapılan binada bulunuyorlardı. Yanlarında da Zihni Güngör ve Müdür İbrahim Bülbül bulunuyordu. Teslim aldığımda sanıklar koğuşta gösterildi. 2'nci Müdür Zihni Güngör'ü evine götürdüm. Kürşat Yılmaz ve Ali Oymak'ın yanlarında İbrahim Bülbül ve Numan çavuş kalmıştı. Bülbül, bu sanıkların cezaevindeki koğuşlarına girmesi için herhangi bir beyanda bulunmadı, müdahale etmedi. Geriye döndüğümde cezaevi bahçesinde Numan çavuş ile kaçan sanıklar bulunuyordu. Bülbül evine gitmişti. O arada kaçan sanıklar, rahatsız olduklarını söyleyince, sevk evrakını hazırlayıp zimmet defterini imzalayarak Numan çavuşa verdim. Uzman çavuşa ne zaman gideceklerini sorduğum halde, askerlerin hazır olmadığını bahane ederek oyaladı. O arada Numan çavuş özel otosuyla cezaevinden çıktı. Mahkûmların kimin aracıyla götürüldüğünü bilmiyorum.’’

İSTEDİĞİNDE ÇIKIYORDU

2'nci Müdür Zihni Güngör de, Kürşat Yılmaz'ın cezaevinde istediği gibi dolaştığını, kendilerinin ise sadece ona refakat ettiklerini söyledi. Güngör, şöyle dedi:

‘‘Firar öncesi akşam saatlerinde koğuşları geziyordum. Yılmaz ve Oymak için hazırlanan özel odaya da gittim. Burada iki mahkûm sıkıldıklarını, dış giriş kapısı yanındaki nizamiyenin yanında oturacaklarını söylediler. Kürşat Yılmaz'ın Türkiye çapında yapmış olduğu eylemler bilinmektedir. Bunları bildiğim için isteklerini yerine getirdim. İsteklerini yerine getirmediğimiz takdirde, bunların tayinlerimizi çıkarabileceğinden korkuyordum. Zaten cezaevinde Kürşat Yılmaz dışarıya çıkmak istediğinde bize herhangi bir şey söylemiyordu, kendiliğinden çıkıyordu. Biz de ister istemez ona refakat ediyorduk.’’

Tutuklu olarak yargılanan Cezaevi Müdürü İbrahim Bülbül'ün mesleki kusur nedeniyle kaçışa sebebiyet vermek suçundan 1 ile 3 yıl arasında, yardımcısı Zihni Güngör'ün ise görevi kötüye kullanmak suçundan 1 ile 3 yıl arasında hapis cezaları isteniyor. Firar anında nöbetçi olan diğer Müdür Yardımcısı Ferhat Özkan'ın ise firarı kolaylaştırma ve hazırlama suçundan 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

Sibel'li özel gece

2. Müdür Ferhat Özkan, mahkûmlar Kürşat Yılmaz ve Ali Oymak'ın cezaevinde tek müstakil yer olan ve revir olarak kullanılan yerde kaldıklarını anlattıktan sonra, Kürşat Yılmaz'ın organize ettiği özel geceye değindi.

Cezaevinde, daha önceleri bakanlığın bilgisi dahilinde mahalli sanatçılar, folklor ve tiyatro gruplarıyla moral gecesi düzenlendiğini anlatan Özkan, ancak Kürşat Yılmaz geldikten sonraki moral gecelerine ünlü sanatçıların geldiğini söyledi. Özkan, ‘‘Bu geceye Sibel Turnagöl, Seher Dilovan ve Azer Bülbül gibi sanatçılar gelmişti. Bu sanatçıların ne şekilde, kimin vasıtasıyla getirildiğini bilmiyorum. Ücret alıp almadıkları konusunda bilgim yok’’ dedi.

Özkan, Kürşat Yılmaz'ın bazı koğuşlara televizyon aldığını, bunlar ve diğer aldığı malzemelerin bakanlığın bilgisi dahilinde, hibe olarak demirbaşa kaydedildiğini sözlerine ekledi.

Turnagöl: Davet geldi, gittim

Türk Sanat Müziği solisti Sibel Turnagöl, geçen yıl Kürşat Yılmaz'ın bulunduğu Burdur Cezaevi'nde bir konser verdiğini doğruladı. Cezaevi Müdürünü hiç tanımadığını ve onunla görüşmediğini belirten Turnagöl, ‘‘Burada da cezaevlerinde konserler veriliyor ve sanatçı arkadaşlarım gidiyor. Bana da öyle bir davet geldi ve gittim’’ dedi.

Kürşat Yılmaz'ın cezaevi ziyaretçileri

Hayrettin Gökdemir

Geçiyordum uğradım

Demirel Ailesi'nin en yakın emektarı ve Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Hayrettin Gökdemir, Hürriyet'in sorusu üzerine, Kürşat Yılmaz'ı Burdur Cezaevi'nde ziyaret ettiğini kabul etti. Kürşat Yılmaz'ı eskiden tanıdığını ve zaman zaman kendisini ziyarete geldiğini belirterek, ‘‘Bana gider gelirdi’’ diyen Gökdemir, şöyle konuştu:

‘‘O sırada Burdur'dan geçiyordum. Kendisinin de Burdur Cezaevi'nde olduğunu bildiğim için bir uğradım. Bu sadece, eski bir tanıdığa geçmiş olsun ziyaretidir, başka bir şey yok.’’

Oğuz Berberoğlu

Arkadaşlarım ziyaret etti

Kürşat Yılmaz'ı Burdur Cezaevi'nden firar etmeden önce ziyaret ettiği iddia edilen Erzurum eski Valisi Oğuz Berberoğlu, ‘‘Kürşat Yılmaz'ı benim arkadaşlarım ziyaret etti, ben görüşmeye katılmadım’’ dedi.

Geçen yıl sonbaharda, yanında Ali Haydar Aslan, Naim Yanık ve Metin adlı arkadaşlarıyla birlikte Ankara'dan Antalya'ya seyahat ettiklerini belirten Berberoğlu, ‘‘Burdur Cezaevi yol üzerinde olduğu için yanımda bulunan arkadaşlar Kürşat Yılmaz'ı ziyaret etti. Ben kendisini tanımam. Bu yüzden ziyaret sırasında ben kapıda, arabanın içinde bekledim’’ dedi.

Necati Özdemir

Koğuşları dolaştık

Cumhuriyet Savcısı Necati Özdemir, Kürşat Yılmaz'ı ziyarete gitmediğini, Başsavcılığa atanan arkadaşına uğradığını söyledi. Isparta'ya giden bir savcı arkadaşının Afyon'a uğrarken kendisine eşlik etmesini istediğini belirten Özdemir, şöyle dedi: ‘‘Görevine yeni atanan Burdur Cumhuriyet Başsavcısı'nı da ziyaret etmek istedik. Bizi cezaevinde ağırladı. Çayını kahvesini içtik. Tüm koğuşları gezdirdi bize. Bu arada Kürşat Yılmaz'ın bulunduğu koğuşa da girdik. Bayrampaşa Cezaevi'nde yattığı günlerden tanıdığım Kürşat Yılmaz'la da, diğer mahkumlarla olduğu gibi kısa bir süre konuştuk. Hepsi bu kadar.’’