28 Ocak 1998, Çarşamba




Yaprak, DYP'ye 500 milyar lira yardım etti

Susurluk Raporu'nda, Mehmet Ali Yaprak'tan güçlü bir çete reisi olarak söz ediliyor. Nasıl ve niçin kaçırıldığı da şöyle anlatılıyor:

Ömer Lütfü Topal'ın öldürülmesi ile Gaziantep'te Mehmet Ali Yaprak'ın kaçırılmasıyla gelişen olaylar arasında irtibat vardır.

Mehmet Ali Yaprak bir işadamıdır. Radyo ve TV'si ve şirketleri vardır. Gerçekten ise fevkalade güçlü bir çete reisidir.

Yaprak Holding'e ait bilgiler ilişikte sunulmaktadır.

Captagon'un dağıtımının ise Hidayet Turizm tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır.

Mehmet Ali Yaprak gibi güçlü bir reisin kaçırılması kolay ve herhangi bir çetenin üstesinden gelebileceği bir iş değildir.

30 Kasım 1997 tarihli toplantıda MİT ve Yaprak grubu ilişkilerine atıf yapılmış daha önce de Eymür-Haluk Koral görüşmeleri nakledilmişti.

ŞAHİN'E 100 MİLYAR

Mehmet Ali Yaprak olayı ile ilgili olarak MİT'in takdimi aşağıdadır:

‘‘Mehmet Ali Yaprak 24 Aralık 1995 seçimlerinden önce seçim masrafları olarak Mehmet Ağar'a dolayısıyla DYP'ne 500 milyar lira yardımda bulunmuş, konuyu bilen Özel Harekât Daire Başkanı İbrahim Şahin de bilahare aynı şahıstan 100 milyar lira rüşvet almıştır. M. A. Yaprak, Gaziantep'teki Yaprak TV ve Hidayet Turizm Firması'nın sahibi olup, esas gelirini Suriye ve Suudi Arabistan bağlantılı uyuşturucu ticaretinden sağlamaktadır.

ÇATLI KAÇIRTTI

M.A.Yaprak'ın seçimlerden önce Mehmet Ağar ve İbrahim Şahin'e verdiği paralardan haberdar olan Abdullah Çatlı, adı geçenden kendilerinin de para almaları için Ercan (Ersoy) ve Ayhan isimli polis memurlarının da aralarında bulunduğu bir ekibe M.A. Yaprak'ı kaçırtmış, olayda 6-7 şahıs polis maskesiyle görev almıştır. M.A.Yaprak'ın evi ve işyeri ile ilgili istihbarat, Abdullah Çatlı'nın isteği doğrultusunda Gaziantep'te halı saha işleten ve Mehmet Ali Yaprak'la geçmişten sorunları bulunan Ülkücü görüşe mensup Yahya .... adlı şahsa verilen talimatla temin edilmiş ve anılan ile yapılacak pazarlık sırasında olayın videoya kaydedilmesi planlanmıştır. Kaçırılma olayını erken saatlerde gerçekleştiren şahıslar, M.A.Yaprak'ı Siverek'e götürmüşlerdir. Olayın polise intikalini müteakip, olayın istihbaratını yapan Yahya (Efe) adlı şahsın kardeşi, polis tarafından Gaziantep'te gözaltına alınmıştır.

Bunun yanısıra, sözkonusu olayla ilgili olarak Mehmet Eymür tarafından, ‘‘Gaziantepli Mehmet Ali Yaprak'ın kaçırılmasından sonra Gaziantep'te ikamet eden Haluk Koral isimli bir tanıdığının telefonla kendisini arayarak, kaçırılan Gaziantepli zengin işadamının yakın tanıdığı olduğunu belirterek yardım istediğini,

Adı geçene (H.Koral) ‘direkt bir yardımının olamayacağını, ayrıca kaçırılan şahıs hakkında da müspet şeyler söylenmediğini, ancak M.Ali Yaprak'ın Abdullah Çatlı tarafından kaçırıldığına dair bir duyum alındığını, adı geçenin Siverek'e götürüldüğünün söylendiğini, bu nedenle Bucak'larla görüşmesinin yararlı olabileceğinin' belirtildiğini,

Bir süre sonra H.Koral'ın tekrar kendisini (M.Eymür) arayarak M.A.Yaprak'ın serbest bırakıldığını, söylenenlerin doğru çıktığını bildirdiğini,

Olaydan bir müddet sonra Operasyon Başkanlığı'ndan bir personelin gelerek ‘eski elemanlarımızdan Müfit Sement'in isminin de kaçırılma olayına karıştırıldığını, Müfit'in bize bilgi getirmek için olay tarihinde Gaziantep'e gittiğini, olayda aktif rol almadığını bildirdiğini, Abdullah Çatlı'nın kendisinden (M.Sement) video kamerasını alıp Gaziantep'e gelmesini istediğini, Gaziantep'e gittiğinde kaçırılma olayının gidişinden önce olduğunu öğrendiğini, bu nedenle aynı gün İstanbul'a geri döndüğünü' ifade ettiğini,

Bu bilgiler üzerine H.Koral'la temasa geçilerek ilk görüşmede verilen bilgilerin M.Sement'ten alındığını, bu nedenle yardımcı olan anılan şahsı olayın içine katmamalarının yararlı olacağını söylediğini, H.Koral'ın da bunu kabul ettiğini,

15.02.1997 tarihinde ise personelimiz yeni öğrendiği hususlarla ilgili olarak yaptığı açıklamada, ‘M.Sement'in olaya anlattığından daha fazla girdiğini, Siverek'e gidip M.A.Yaprak'ın sorgulanması sırasında videoya kaydettiğini, ayrıca M.A.Yaprak'ın iki kez kaçırıldığını, ilk kaçırmaya İbrahim Şahin'in ekibi ile Cengiz Cömert (Geçmiş dönemde bilgilerinden istifade edilmiştir) ve Hasan Aydostlu'nun (İngiltere'de Nafiz Bostancı işine karışan ve geçmiş dönemde Muğla'da bilgilerinden istifade edilen) da katıldığını, Cengiz Cömert'in kaçıran gruba, M.Eymür'ün de işin içinde olduğunu söyleyerek M.A.Yaprak'tan gasp edilen paradan namına para aldığını, olayın polisler arasında da böyle bilindiğini söylediği'

hususları iddia edilmiştir.

Bu anlatımda çeşitli yanlışlar ve olayı farklı mecraya götüren ifadeler vardır. Yaprak, Hidayet Turizm'in sahibi değildir. Yaprak'ın kaçırılmasını Hidayet Turizm ilgililerinin organize ettiği, hedefin, Captagon imalathanesinin yerini öğrenmek ve orijinal Captagon'un içine ilave edilen ve Hacının Malı olarak Arap aleminde meşhur olan uyuşturucunun formülünü zorla almak olduğu bilinmektedir.

ÇATLI'YI DOLANDIRDILAR

Kaçırma olayını Çatlı'nın bir grup polisle organize ettiği, Yaprak'tan serbest bırakılma karşılığı 1-2 milyon mark alındığı, aslında Hidayet Turizm'in 10 milyon mark ödediği, fakat bu miktardan kaçıranların haberdar olmadığı ve pay alamadıkları, gerçek ödemenin miktarının öğrenilmesi-duyulması üzerine Çatlı ve ekibinin Ankara ile ilişkilerinin bozulduğu, hatta koptuğu iddia edilmektedir.

Bu durum karşısında polislerin ve Çatlı'nın Yaprak'ı ikinci kere kaçırdıkları, konuşturdukları, konuşmaları videoya kaydettikleri, bandın bir suretinin Bacak'lara, bir suretinin Mehmet Eymür'e (Müfit Sement vasıtasıyla) teslim edildiği, orijinal bandın ise Ankara'yla yapılan pazarlık sonucu imha edildiği de iddialar arasındadır.